Fatih Altaylı yazdı…
15 Şubat 2012 Çarşamba, 13:29:20
AYLARDIR gündemde olan soru bu:
“Cemaat ile hükümetin arası açıldı mı?”
Hatta son zamanlarda “Cemaat ile hükümet güç kavgasına mı girişti?” diye de soruluyor.
Bilen bilmeyen yazıyor.
“Ben cemaattenim” diyeni cemaatin en etkili adamı zannedenler, ahkâm kesiyor.
Kimi “Evet kavga çıktı” diyerek, kimi “Hayır aralarında sorun yok” diyerek.
Baştan söyleyeyim.
Ben bu cemaat memaat işlerinden fazla anlamam.
Ama bildiğimi yazarım.
Hükümet ile kısaca “cemaat” diye anılan “Gülen hareketi” arasında bir kavga olmaz.
Çünkü cemaat, hükümetle kavga edecek kadar “aptal” değildir.
Çünkü bu topraklarda yüzyıllardır “iktidarla” kavga eden hiçbir cemaat, hiçbir tarikat bundan kârlı çıkmamıştır.
Tabii ki, iktidar derken hakiki ve güçlü bir iktidardan bahsediyorum.
Osmanlı döneminde, yönetimler cemaatlere dokunmamış, ama ne zaman ki cemaatler, tarikatlar “iktidarı paylaşmak istemişse” cemaatlerin ve tarikatların tepesine binilmiştir.
Bu kavga Osmanlı İmparatorluğu boyunca sürmüş gitmiştir.
İktidardan siyasi pay istemeyen cemaatlere göz yumulmuş, desteklenmiş, iktidardan pay isteyenler ise ezilmiştir.
Çünkü güçlü iktidarların elinde bunu yapacak güç vardır.
Ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir güç devletten güçlü değildir. Yasama yetkisini, atama yetkisini elinde bulundurandan güçlü değildir.
Bu yüzden de cemaatlerle, hangisi olursa olsun iktidarlar arasındaki kavganın kazananı baştan bellidir.
Hele hele AK Parti iktidarı gibi bir iktidar, cemaatlerin karşısına alacağı türden bir iktidar da değildir.
Diyelim ki, 3 milyon oy potansiyeli olan bir cemaat ile AK Parti arasında sorun var ve cemaat AK Parti’yi istemiyor.
Allah aşkına, o cemaatin önderleri “Gidin CHP’ye oy verin” diyebilir mi?
Derse kaç cemaat mensubu bunu dinler?
Bunu cemaat de bilir, iktidar da!
Bu yüzden de bu topraklarda cemaatler zaman zaman iktidarlarla sorun yaşasalar da bunu asla kavga noktasına taşımazlar.
Çünkü cemaatler açısından önemli olan rahat faaliyet göstermek, mensuplarının haksızlığa uğramasının önüne geçmek ve sıkıştırılmamaktır.
Bu yüzden de belirli konularda farklı düşünseler de, cemaat ile hükümet arasında kökten bir yol ayrımına kolay kolay gelinmez.
Gelineceğini düşünenler yanılır.
Tek cemaat Gülen mi?
TÜRKİYE’de cemaat denilince akla tek gelen “Gülen Cemaati” oldu.
Sanki Türkiye’de başka cemaat yokmuş gibi.
Oysa Türkiye cemaatler cenneti.
Cemaatlerin büyük bölümü Nakşi kökenlidir. Orta Asya Türk kökenlidir.
Nur Cemaati bile.
Türkiye’de oldukça yaygın ve geniş olan Nakşilerin “Halidi” kolu siyasete daha meraklıdır.
Bağdadi’ye dayanır.
Nakşiler zaman içinde kollara ayrılmıştır.
Bugün Türkiye’de Menzilciler azımsanmayacak bir güçtür.
Süleymancılar da öyle.
Nur Cemaati içinden çıkıp ayrılan Gülen Cemaati de bir güçtür.
Kadiriler ise hepsinden ayrı bir grup olarak bilinir. Siyasete en mesafeli duranlardır.
Bu yüzden de “cemaat” diyerek sadece Gülen Cemaati’ni düşünmek hatalıdır.
Futbol Federasyonu’na kim başkan olur?
TÜRKİYE’de futbolun hali “acınacak” olmaktan çıkıp “gülünecek” noktaya doğru hızla ilerliyor.
Tanımlayacak kelime “kepazelik” ama o kadar da sert olmamak lazım herhalde.
Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın istifasından sonra durumun komikliği iyice ortaya çıktı.
Aydınlar’a, “İstifa et de kaosu görsünler” demiştim.
Etti.
Görüyorsunuz durumu.
Aydınlar’a demediğini bırakmayıp istifaya götürenler, şimdi “Gel yeniden başkan ol” diyorlar.
Bundan daha komiği, birkaç gün önce istifa eden Aydınlar, “Gel” teklifine “Gelmem” demiyor.
Koskoca Türkiye’de Futbol Federasyonu’na başkan olabilecek bir isim çıkmıyor, bulunamıyor.
Bana göre ise iki seçenek var.
Birinci en doğru seçenek Şenes Erzik.
UEFA’da 2. adam.
Futbol Federasyonu Başkanı olması halinde UEFA ile aracılarla konuşulmasına, dert anlatılmasına gerek kalmayacak.
İki kurum bir anlamda bir araya gelmiş olacak.
Türk futbolundaki kaos azalacak.
Üstelik de durum tam Erzik’in geçmişte istediği gibi.
Üstelik de sıkı bir Fenerbahçeli.
Başkanlık tekliflerine hep “Tek aday olursam olur” diyen Erzik, şimdi tek aday olarak Futbol Federasyonu Başkanı olma şansına ve futbolu bir nebze olsun rahatlatma şansına sahip.
Ama Şenes Erzik böyle bir dönemde böyle bir görevi asla kabul etmez, biliyorum.
Diğer adayım ise Faruk Süren.
İlkeli. Gerekeni yapacak dirayette.
Yurtdışıyla kuracağı ilişkilerde ise “ezilen” değil, “ezen” olacak bir karizması var.
Sadece bu sorunların aşılmasında değil, Türk futbolunun geleceği için de vizyon sahibi bir adam.
Galatasaraylı ama önemli değil; çünkü Galatasaraylılar da kendisinden nefret ediyor nasılsa.
Mehmet Ali Aydınlar’a dönecek olursak.
Bu saatten sonra yeniden aday olmayı hiç düşünmesin.
Çünkü dün Aziz Yıldırım, mahkemede yaptığı şovla Aydınlar’ı gömdü.
Belli ki, Türk futbolunda ikisinden biri bundan sonra olamayacak.
Hangisi Allah bilir!
Yazar: revolution
\\ taglar: Cemaat, Fatih Altaylı, fethullah gülen, futbol federasyonu, Mehmet Ali Aydınlar, Şenes Erzik
Bank Asya 1. Lig’de yer alan kulüplerin başkanları, yaptıkları toplantıda Türk futbolunun içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdi. 18 kulübün başkanları, Mehmet Ali Aydınlar’ın yeniden TFF Başkanı olmasına karşı olduklarını ifade etti
15/02/12 14:58
.
Toplantıya Bank Asya 1. Lig’de yer alan kulüplerin başkanlarının yanı sıra, Spor Toto 2. ve 3. Liglerinden de bir temsilci katıldı.
Adanaspor Kulübü Başkanı Bayram Akgül, toplantı sonrasında tüm kulüpler adına yaptığı açıklamada, TFF eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ı yeniden aday olması durumunda kesinlikle desteklemeyeceklerini belirtti. Akgül, ”Tarafsızlığına inandığımız birini destekleyeceğiz, Mehmet Ali Aydınlar’ı desteklemeyeceğiz” ifadesini kullanıp, 3 büyük kulübün yöneticilerini, Süper Lig’de yer alan kulüplerin başkanlarını ve Kulüpler Birliği Vakfı’nı sert bir dille eleştirdi.
301 delege ile temsil edilen TFF’nin, 175 delegesini temsilen konuştuklarını kaydeden Akgül, ”Süper Lig Kulüpler Birliği’nin yapmış olduğu tutarsız açıklamalar bizleri derinden yaralamıştır. Üç gün önce ‘eski başkanların hiçbirini aday göstermeyeceğiz’ deyip, 3 gün sonra ‘Mehmet Ali Aydınlar’ı destekliyoruz’ denmesi bizleri çok üzmüştür” dedi.
Bayram Akgül, şu an için bir aday belirlemediklerini, önümüzdeki günlerde bu konuda açıklama yapacaklarını da kaydederek, ”Çıkacak adaylar arasından kendi belirleyeceğimiz, Türk futbolunu aydınlık günlere çıkaracak adayı destekleyeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” ifadesini kullandı
Yazar: revolution
\\ taglar: adanaspor, Bank Asya 1. Lig, Bayram Akgül, Mehmet Ali Aydınlar, TFF
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Aziz Yıldırım’ın kendisi hakkında yaptığı sert açıklamalara cevap verdi
15/02/12 16:09
.
İlgili Haberler
Tarihi şike davasında 2. gün!
Yıldırım taraftara seslendi!
Asla Fenerbahçe Başkanı olamayacaksın!
Silivri’de duygusal anlar!
Tüm ilgili haberler
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın dün kulübün resmi internet sitesi üzerinden yapmış olduğu ve Mehmet Ali Aydınlar’ı hedef alan açıklamalarına Aydınlar’dan yanıt geldi.
Yıldırım’ın açıklamaların büyük bir üzüntü ve esefle okuduğunu belirten Aydınlar şunları yazdı:
“Ana hedefi ve stratejisi her satırından rahatlıkla anlaşılabilen, bu öfke ve hezeyan dolu açıklamanın, kendisinin içinde bulunduğu durum nedeniyle olduğuna inancımla birlikte, aslında gelinen noktaya dair çok fazla şeyin göstergesi olduğu düşüncesindeyim.
Her bir maddesi mesnetsiz dedikodular ve hayal mahsulü iddialarla dolu bu öfke ve şiddet yüklü açıklamalara cevap vererek inandığım değerlerden uzaklaşmak istemiyorum.
Yaşamının uzun bir dönemini sporun hizmetine adamış biri olarak, 3 Temmuz’dan beri yaşananlardan dolayı büyük bir üzüntü duymakta ve çözüm adına çaba sarf etmeye çalışmaktaydım. Ancak bugün gelinen noktaya ve işin sürüklenmekte olduğu yere baktığımda bu üzüntünün yerini çok büyük bir kaygı ve endişenin aldığını belirtmek isterim.
Tarihi gerçek efsaneler ve anlamlı başarılarla dolu yüzyıllık bir kulübün geçmişi ve geleceği adına ipotek konulacak şekilde şahsıma yapılmış tehdidin ise sporun ve spor yöneticiliğinin ruhunu, ilkelerini ve etik değerlerini bilen herkes tarafından çok daha iyi değerlendirileceğine ve kamuoyu nezdinde yerini çok daha sağlıklı bir şekilde bulacağına inanıyorum”
Yazar: revolution
\\ taglar: Aziz Yıldırım, fenerbahçe, mahkeme, Mehmet Ali Aydınlar, şike
3 Temmuz’da Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen “futboldaki şike soruşturması” ile ilgili duruşma tarihi geldi çattı. Aralarında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da bulunduğu 93 sanıklı davanın ilk duruşması yarın Silivri’de… İşte 7 ayın özeti:
13/02/12 12:29
.
HTSPOR.COM
1904 yılında “Pazar Ligi” adı altında oynanan maçlarla başlayan futbol serüvenimiz, 3 Temmuz 2011′de bambaşka bir güne uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yapmış olduğu 8 aylık teknik inceleme
sonucunda, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin 15 ilde eş zamanlı olarak başlattığı “Şike Operasyonu”, futbol gündemine bomba gibi düştü.
ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL!
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün başlattığı, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’in tamamladığı soruşturma neticesinde, ilk dalgada F.Bahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım başta olmak üzere birçok aktif yönetici ile futbolcunun da aralarında bulunduğu 60 kişi gözaltına alındı. İlk dalgada gözaltına alınanların 26′sı, ikinci dalgada gözaltına alınanların ise 5′i tutuklandı
. Kamuoyu şaşkındı
… İddialar vahim, Türk futbolunun bel kemiği kulüplerin geleceğiyle ilgili söylentiler tüyler ürperticiydi
. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Öyle de oldu
…
Tapelerin, itirafların, iddiaların çarşaf çarşaf yayınlanması; taraftar eylemleri, yayıncı kuruluşun feryadı derken
Türk futbolu, tarihinde görülmemiş bir kaosa doğru sürükleniyordu
.
PIERRE CORNU, TÜRKİYE’DE
İşte tam da bu hengamenin ortasında UEFA, Şampiyonlar Ligi kura çekimine 3 gün kala, 22 Ağustos 2011 tarihinde durumu değerlendirmesi için bir müfettişini; Pierre Cornu’yu Türkiye’ye gönderdi. Pierre Cornu,
soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Berk ile yaptığı birkaç saatlik görüşmenin ardından, Türkiye Futbol Federasyonu yöneticileri ile bir yemek yedi ve bu görüşmeler doğrultusunda UEFA’ya iletmek üzere bir rapor hazırladı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Cornu ile yapılan görüşmenin ardından aldığı karar, Türk futbolunda ikinci depremi yarattı
.
FENERBAHÇE, CAS’TA DAVA AÇTI
Federasyon’dan yapılan açıklamada; UEFA’nın isteği doğrultusunda, 2010-2011 Türkiye Süper Lig Şampiyonu Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men edildiği belirtildi. Şampiyonlar Ligi’ne Fenerbahçe’nin yerine ligi ikinci sırada tamamlayan Trabzonspor’un gitmesi kararlaştırıldı. Bu yaptırım, Fenerbahçe cephesinde şok etkisi yarattı. Kulüpten yapılan açıklamada “Federasyon bu kararıyla UEFA’nın hukuksuz yaklaşımına boyun eğdi” denildi
Fenerbahçe, alınan karar nedeniyle UEFA ve Türkiye Futbol Federasyonu aleyhine Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’nde (CAS) dava açtı
.
SİYASET DE KAYITSIZ KALMADI
Futbol dünyasını alt üst eden sürece, siyaset de kayıtsız kalmadı. TBMM’de grubu bulunan dört siyasi partinin grup başkanvekillerinin ortak imzasıyla hazırlanan Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, 25 Kasım’da Genel Kurul’da kabul edilerek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına gönderildi
… Buna göre; bir müsabakanın sonucunu etkilemek için bir başkasına kazanç veya başka menfaat sağlayan kişiye verilen hapis cezasında 12 yıla kadar olan
üst sınır 3 yıl, 5 yıl olan alt sınır da 1 yıl olarak uygulanacaktı.
Köşk süreci, siyaset gündemini de allak bullak etti. Kamuoyunun bir kısmında “Aziz Yıldırım’ı kurtarma yasası” olarak yorumlanan değişiklik, iktidarından muhalefetine tüm partilerde fikir ayrılıkları yarattı.
“ŞİKE YASASI” KABUL EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül; tartışmalara ve tepkilere kayıtsız kalamadı
; 2 Aralık’ta Şike Yasası’nı veto ederek, tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iade etti
. Meclis’in önünde iki seçenek vardı
: Kanunu ya aynen geçirip Köşk’e göndereceklerdi ya da değiştireceklerdi
. İkinci seçenek hayata geçirildi
; 9 Aralık’ta toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Şike Yasası’nı aynen kabul ederek, ikinci kez Çankaya’ya gönderdi
. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu kez direnmedi ve 15 Aralık’ta yasayı onayladı
. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. TBMM’deki yasa değişikliğini fırsat bilerek tahliye talebinde bulunan Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 23 kişinin talebi mahkemece reddedildi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Bu arada İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 31′i tutuklu 93 sanıklı şike iddianamesini kabul etti ve iddianamenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. İki bölüm halinde ve 401 sayfadan oluşan iddianamede Giresunspor Başkanı Olgun Peker bir numaralı sanık olarak yer alırken, iki numaralı sanık ise Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım oldu. 14 futbolcu ve 8 takımın yer aldığı iddianamede savcı, çete lideri olmakla suçladığı Aziz Yıldırım için 147, Olgun Peker için ise 150 yıla kadar hapis cezası istedi
.
26 OCAK’TA GENEL KURUL YAPILDI
Köşk,Meclis, adliye üçgeninde bütün bunlar yaşanırken, Türkiye Futbol Federasyonu kulisleri de oldukça hareketliydi
. Kulüpler Birliği ve UEFA yetkilileriyle toplantılar yapan Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Türkiye Futbol Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu’na bir önerge verdi. 26 Ocak’ta Ankara’da yapılan Genel Kurul’da görüşülen önergede; haklarında şike ve teşvik primi iddiası bulunan kulüplere uygulanacak yaptırımların bir kereye mahsus değiştirilmesi öngörülüyordu. Disiplin Talimatnamesi’nin 58. Maddesi’ndeki ‘şike ve teşvik’ ile ilgili küme düşme cezası, puan silme cezası olarak değiştirilecekti. Ancak evdeki hesap, bir kez daha çarşıya uymadı
… F.Bahçe, G.Saray ve Bursaspor’un direnişine Bank Asya 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig temsilcileri de katılınca, önerge oy çokluğuyla reddedildi. Sonuç, önergenin Genel Kurul’dan geçmesi için yoğun çaba harcayan Mehmet Ali Aydınlar için tam bir yıkım oldu. Aydınlar oylama sonrası kürsüye çıktı, istifa sinyali verdi
. Dediğini de yaptı
. Ama önerge Genel Kurul’dan geçmediği için değil
…
HABERTÜRK’TE AÇIKLAMALAR İSTİFA GETİRDİ
CAS Hakemi Kısmet Erkiner’in Habertürk TV’de katıldığı canlı yayındaki sözleri, Aydınlar’ı istifaya götürecekti
. Erkiner, UEFA’nın Türkiye Futbol Federasyonu’na, Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men etmesi yönünde bir telkininin olmadığını iddia ederek, tam aksini savunuyordu. Erkiner’e göre UEFA, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gönderilme kararını Federasyon’a bırakmıştı ve CAS’a gönderdiği savunmada bunu net olarak ifade etmişti
. Açıklamalar, gündeme bomba gibi düştü
. Yayını izleyen Mehmet Ali Aydınlar, hemen ilgili kişileri aradı ve “Böyle bir rapor varsa, sabah masamda görmek istiyorum” dedi.
Sabah ofisine geldi
. Söz konusu rapor masasındaydı
. Aydınlar için yolun sonu görünmüştü
“Daha fazla tahammül edemezdim” diyerek, Başkanvekilleri Göksel Gümüşdağ ve Lutfi Arıboğan ile birlikte istifa kararı aldı
.
ŞİKE BOMBASINI KUCAĞINDA BULDU
Göreve geldiğinin 4′üncü gününde “şike” bombasını kucağında bulan Aydınlar’ın istifasının ardından, kulisler yeniden hareketlendi. 27 Şubat’ta yapılacak olan Türkiye Futbol Federasyonu Seçimli Genel Kurulu
için adeta “başkan toto” oynanmaya başlandı.
Her gün yeni bir isim, her gün yeni bir iddia derken, şike davasının ilk duruşma tarihi de geldi çattı
.
PEKER YALAN MAKİNESİ İSTEDİ
Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 93 sanıklı davanın ilk duruşması yarın yapılacak. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde yapılacak duruşmada, katılan
sanıkların kimlik tespitlerinin ardından görevli TRT spikerleri tarafından iddianamenin tamamının okunacak ve 15, 16 ve 17 Şubat tarihlerinde de duruşmalar burada devam edecek. Sonraki hafta ise duruşmalar,
Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülecek. Duruşmalara hiçbir takımın taraftarı alınmayacak fakat her sanığın 3′er yakını izleyici olarak katılabilecek. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, mahkemenin
karşısına bin 200 sayfalık bir savunmayla çıkacak. Ve duruşmalar için en ilginç istek
: Davanın tutuklu sanıklarından Giresunspor Başkanı Olgun Peker, mahkeme salonuna yalan makinesi getirilmesini isteyecek
FUTBOL HİÇ BİTMESİN
Türk futbolunda kaosla geçen 7 ayın özeti bu şekilde…
Süreç içerisinde verilen sert demeçler, alınan sürpriz kararlar, kavgalar, kulisler, iddianameler nedeniyle 7 ayda futboldan başka her şeyi konuştuk.
Yeşil
sahalar yerine adliye koridorlarına kulak verdik, hakem kararlarını değil savcıların kararlarını tartıştık. Futbolseverleri sahadaki çalımlar, goller değil; Meclis’te ve Genel Kurul’da kalkıp inen eller heyecanlandırdı
. Ve yarından itibaren artık bambaşka bir süreç başlıyor
… Mahkeme sürecine yeni federasyon yönetimiyle girecek olan futbol camiasının karar vericilerden tek bir isteği var
: “Futbol hiç bitmesin, renklerin kardeşliği bozulmasın”
Yazar: revolution
\\ taglar: Aziz Yıldırım, fenerbahçe, Mehmet Ali Aydınlar, Mehmet Berk, Pierre Cornu, şampiyonlar ligi, Şike Operasyonu, Türkiye Futbol Federasyonu, uefa, ZEKERİYA ÖZ
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanlığı görevini bırakan Mehmet Ali Aydınlar, istifasının ardından sessizliğini bozdu. 32. Gün adlı programda Kanal D Haber Grup Başkanı Mehmet Ali Birand’a konuşan Aydınlar, “Ben şayet Fenerbahçe’ye bir zarar verdiysem, bu zararı şahsen tazmin etmeye hazırım. İnşallah ben haksız çıkarım ama Fenerbahçe’nin bugünkü yöneticileri kulübü uçuruma götürüyor” dedi.
09/02/12 20:04
.
İşte Mehmet Ali Aydınlar’ın açıklamaları:
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yaptığı için pişman olmadığını belirten Mehmet Ali Aydınlar “Bunun da yaşanması gerekiyormuş. İşin doğrusu beni birçok kulüp istedi. Ben de bu istekleri kırmayarak kabul ettim. Günün 17-18 saatini çalışarak geçiren bir insanım. Çalışmayı çok seven bir insanım. ‘Başbakan’ın talebi üzerine başkan oldum’ dersem yalan olur” dedi.Aydınlar, Türkiye Futbol Federasyonu’nun özerk olduğunu vurgulayarak, “Sayın Başbakan’ın bu işlere gireceğini sanmıyorum. Türkiye’de futbol özerk. TFF diğer federasyonlardan farklıdır. UEFA ve FIFA’ya bağlıdır. Fikirlerini beyan edebilirler ama bir rol oynayacağını sanmıyorum” diye konuştu.
ŞİKE OLAYINI TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM
Mehmet Ali Aydınlar, 3 Temmuz’da başlayan şike operasyonuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Pazar sabahı teknemdeydim. Telefonumu kapadım. Sabah uyanınca telefonu açtım ve mesajlar gelmeye başladı. Televizyonlara bakınca olayı öğrenmiş oldum. Çok şaşırdım. Ertesi gün beni İstanbul Emniyeti’nden aradılar. Savcılığın benimle görüşmek istediğini ifade ettiler. Soruşturmayı yürüten savcı ile görüşme yaptım. Kulüplerle konuştum ‘Durum vahim’ dedim. Durum hala vahim… Bu kadar vahim olmasa bu kadar insan tutuklu olur mu? 70 klasör tape var. Bunları ben yazmadım. Soruşturma, iddianame var. Mahkemenin bunu kabul etmesi var. Tüm Türkiye bu endişeyi taşıdı. ‘Hiçbir şey olmamış’ diyemedim. Sadece Fenerbahçe değil, ismi geçen 8 kulüp var. Bu sayı daha da artabilir. Bugüne kadar getirebilmemiz bile büyük başarı. Ceza hukuku ile ilgili bir soruşturma var. Yunanistan’da henüz ceza soruşturması devam ederken Yunanistan Futbol Federasyonu bir karar verdi. Takım küme düşürüldü, Avrupa kupalarından men edildi. Bir an önce karar vermek gerekir ama masumiyet karinesini de düşünmek gerekir. UEFA da bir an önce karar verilmesini istedi. Türkiye’de bu olayı ortaya çıkaran emniyet güçleri, TFF değil. 6222 sayılı yasa nedeniyle ortaya çıktı. Dolayısıyla bu süreç başladığında önünüzü göremiyorsunuz. UEFA’nın medya takipçisi var. Çıkan tüm haberler UEFA’ya gidiyor. Dolayısıyla burada ne oluyorsa haberleri var. Benim bu konuşmalarım bile yarın gidecek. UEFA bana ‘Sizin yanınızdayız. Size güveniyoruz, en doğruyu yapacağınıza inanıyoruz’ dedi.”
SÜREÇ BAŞARIYLA YÖNETİLDİ
Temmuz ayında herkesin şaşkınlığı vardı. İsmi geçen kulüplerin yöneticileriyle görüştük, herkeste panik havası vardı. Avrupa maçları da başlamıştı. Ön eleme oynayan takımlar başlamıştı. İsmi geçen takımlar var. 29 Mayıs 2011′de lig sonuçlarını tescil ettik. Eğer suçları çıkarsa o zaman cezalarını veririz. Çünkü bu kulüplerin hepsinin temiz beyanları var. 15 Ağustos tarihinde ben Swissotel’de yaptığım toplantıda ‘Şüphesi olanlar gitmesin’ dedim. 15 Ağustos tarihi de Etik Kurulu raporu ile ilgili basın toplantısı yaptığımız gündür. Saat 14.00′te İcra Kurulu’nu topladım. Raporun genel içeriğinden bilgi verdim. Bugün söylediğmizin yarın tersini yapmadık. Aldığımız her kararda o gün için en doğru kararı aldık. Bu süreci de ilk defa yaşıyoruz. Bu süreç iyi yönetilemedi deniliyor. Bu süreç gayet başarılı bir şekilde yönetilmiştir.”
ÖZDEMİR VE KOÇ BANA TEŞEKKÜR ETTİ
Hemen karar almanın doğru olmayacağını belirten Aydınlar, “Mesela ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un ismi geçmiyordu. İddianame mahkemeye gönderildi ve kabul edildi. Daha sonra biz ulaşabildik. Bize 20 Temmuz itibariyle savcılıktan belge geldi. Bize gelen 27 klasör 70 klasöre çıktı. Sorumluluk taşıdığımız için hemen karar veremedik. 15 Ağustos’ta açıkladığımız Etik Kurulu raporunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ismi geçmiyordu ama 9 Aralık’ta gelen belgede ismi var. Sayın Nihat Özdemir ile Ali Koç, TFF’ye geldi. Ben onlara ‘Etik Kurulu raporunu ben inceledim. Fenerbahçe’nin bu sene Şampiyonlar Ligi’ne gitmemesi menfaatine… Giderseniz çünkü Fenerbahçe çok daha büyük cezalarla muhatap olabilir’ dedim. Kendileri de teşekkür etti. Şu anda iki kulübümüz Avrupa’da oynuyor. Ama büyük risk taşıyorlar. Eğer bir suç ortaya çıkarsa, 8 yıl Avrupa kupalarından men edilebilir” şeklinde konuştu.
UEFA ‘BİR ŞÜPHE DAHİ YETER’ DİYOR
“UEFA’ya karşı niye dik durmuyorsunuz?” şeklindeki soruya ise Mehmet Ali Aydınlar şu yanıtı verdi:
“UEFA yetkilileri bize hep örnekler gösterdi. ‘Sıfır tolerans’ diyorlar. ‘Bir şüphe dahi yeter’ deniliyor. Şike bir numaralı suç… İkincisi doping… Üç numaralı suç da ırkçılıktır… ‘Biz medyada çıkan haberleri görünce şaşırıyoruz’ diyorlar. Medyada bu kadar haber çıkıyor, tüm bunların olduğu yerde sıfırdan daha fazla risk yok mudur? Biz bu organizasyona en ufak bir şüphe dahi olsa bu takımı alamayız. Şayet bize yazdıkları yazıda ‘Fenerbahçe kendisi çekilsin, eğer çekilmezse siz göndermeyin, yoksa soruşturma başlatırız’ diyor. Şimdi herkes bize şunu söylüyor; ‘UEFA blöf yapıyor…’ İsviçre’nin Sion takımına, transfer talimatına aykırı işlem nedeniyle soruşturma başlatıldı. İsviçre Futbol Federasyonu dik durdu. Daha sonra FIFA İsviçre Federasyonu’na yazı gönderdi, 13 Ocak’a kadar süre verdi. Yüzde bir bile risk olsa Türkiye’yi riske atamam. Ben hiç kimsenin bu riski alacağına inanmıyorum. UEFA iç işlerine karışmaz. Karışmıyor ama vereceğiniz kararlar UEFA’nın normlarına uygun olmassa karışmıyor.”
RIDVAN DİLMEN BENDEN DAHA ÇOK ÖZÜR DİLEYECEK
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa maçlarına alınmasıyla ilgili ise Aydınlar, “Fenerbahçe’nin yerine Trabzonspor alındı. Şenes Bey (Erzik) bana bilgi verdi. ‘ Trabzon’u nasıl alırsınız?’ dedim. ‘O da şüpheli’ dedim. Bu yazı gelince hemen tercüme de ettirdim. Ali Koç ve Nihat Özdemir ile görüştüm. Bu yazıyı okudular. Nihat Özdemir şunu dedi ‘Şimdi yönetim kurulunu topluyoruz ve Şampiyonlar Ligi’ne katılmama kararı alıyoruz.’ Ertesi gün Sayın Ali Koç, Avukat Emin Özkurt ile bana gelmiştir. ‘Zamanın darlığı nedeniyle karar alamayız. Kararı siz verin’ dediler. Aramızda hiçbir problem yoktu. UEFA’nın Trabzonspor’u almasıyla problem çıktı. ‘Katılmayan takımın yerine bir sonraki takım alınır’ kuralı vardı. Biz UEFA’ya, Trabzonspor da şüpheli takımlar arasında diye bildirdik. Ancak UEFA yine de Trabzonspor’u aldı. Tüm Fenerbahçeliler bunu iyi dinlesin: O dönemde TFF çok eleştirildi. Rıdvan Dilmen ile bir görüşme yapmıştım. Yalan söylemeyi beceremem, hemen anlarsınız. O konuşmada aynen şunları söylemiştir ‘Başkanım siz Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermediğinizde çok eleştirmiştim, siz haklıymışsınız. Özür dilerim.’ Ben de ona, ‘Rıdvan sen benden daha çok özür dileyeceksin’ dedim” diye konuştu.
FENERBAHÇELİ OLDUĞUM İÇİN UEFA’YA ŞİKAYETLER GELDİ
Bize ne dediler de ‘Biraz daha zamana yayalım’ dediniz?” sorusuna TFF’nin eski başkanı şu yanıtı verdi:
“Biz doğru olanı yapıyoruz. Biz önce Savcı Bey ve Emniyet Müdürü ile görüştük. Durumun vahim olduğunu söyledik. Hala da vahimdir. Belgeler 20 Temmuz’da geldi. Ben Fenerbahçeli olduğum için UEFA’ya inanılmaz şikayetler geliyordu. UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino’ya 65 bin yazı gelmiş. ‘Savunma almak istiyoruz. Savunma almadan nasıl karar vereceğiz. Gizlilik kalktıktan sonra karar vereceğiz’ dedik. Çünkü o zaman karar alabilecektik. 9 Aralık’tan sonra ısrarla gizliliğin kaldırılmasını istediler. Savcılık ise bunun mümkün olmayacağını söyledi. UEFA bizim gerçekten işi savsaklamadığımızı anladı. Bize dosyalar 70 klasör olarak geldi. Etik Kurulu düzenleme yapıyor, süreç savsaklanmadı. Bu karar Mart ayı içerisinde rahatlıkla verilebilecek durumda. 34′üncü hafta bitiminde bu kararı verip, 15 Nisan’da Play-Off’lar başlamadan önce Tahkim Kurulu nihai kararı verebilir. Bu işin çok boyutu var. Sportif, ekonomik, toplumsal boyutu var. Türk futbolunun değeri 1 milyar Euro olarak görülüyor. Fenerbahçe’nin düşmesi bunu ciddi şekilde etkileyecek. Çok ciddi ödemeler var.”
KÜÇÜK ÇIKARLARI İÇİN SABOTE ETTİLER
Beşiktaş Kulübü ve Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören ile sık sık bir araya geldiklerini belirten Mehmet Ali Aydınlar, “Demirören başta ‘Hemen karar verelim’ dedi. Sonra kararı birden değişip ‘UEFA ile kavga edelim, genel af çıkaralım’ dedi. Bu işin içinde birçok kulüp var. Galatasaray’ın da 2006′dan dolayı bir dosyası var deniliyor. 58′inci maddeye göre ne yaparsanız yapın herkes küme düşürülecek. Biz bunu değiştirmek için hazırlıkları yaptık. Bizim bütün talimatlarımız oradan geçer. Biz bunu UEFA’ya götürdük. UEFA ise ‘Bu soruşturma bitmeden bunu değiştiremezsiniz’ dedi. ‘Soruşturma bitsin ondan sonra değiştirin’ dedi. Ben de çıkıp ‘Ben burada başkanken bu değişmeyecek’ dedim ve değişmedi. UEFA’ya ‘Biz kulüpleri küme düşürmek istemiyoruz’ dedik. Infantino ile toplantı yaptık. Verilmesi uygun görülen cezaları söyledi. ‘İyi bir çözüm’ dedim. Genel Kurul’u toplantıya çağırdık. O karar aslında ben istesem geçerdi. Ama ben orada şöyle bir ortamla karşılaştım. Bu kaosun devam edeceği, çözülmeyeceğini düşündüm. Bir kavram kargaşası vardı. İki farklı görüş vardı. Beni en çok rahatsız eden budur. Biz buraya geldik ve spor tarihinin en büyük problemiyle karşılaştık. Bu problemi biz yaratmadık, çözmeye çalışıyoruz. Bu problemi el birliği ile çözmemiz gerekirken, bir kısım kulüpler küçük çıkarları için sürekli sabote etmeye çalıştı. İyi niyetli değiller. Beni esas üzen burasıdır” dedi.
FENERBAHÇE’DEKİ SESSİZ ÇOĞUNLUK AYAĞA KALKAR
Aydınlar, TFF Genel Kurulu’nda Fenerbahçe’nin 4 konuşmacısının da hedefinin kendisi olduğunu vurgulayarak, “Ben yardımcı olmaya çalıştım her zaman. Polis suçlu, savcı suçlu, siyasiler suçlu, bir grup suçlu, Lutfi Arıboğan, İlhan Helvacı suçlu, ben suçluyum. Nereye koşuyoruz, ne yapmaya çalışıyoruz? Nihat Özdemir’in yerinde olsam samimi ve dürüst olurdum. Fenerbahçe değil başka takım da olsa aynı şekilde davranırdım. Belirli mevkilere gelmiş insanların elbette camialarını koruma hakkı var ama bu işin bütünlüğünü de gözetmeleri şart. Sırf taraflara sevimli gözükmek için ateşe atamazsınız. Ben bütün samimiyetimle yardımcı olmaya çalıştım. Bu arkadaşların karar verme yetkileri yok. Ben onlara bir şey diyorum. Belirli bir zaman geçtikten sonra karar verebiliyorlar. Fenerbahçe’ye ve Türk futboluna zarar veriyorlar. İnşallah ben haksız çıkarım ama Fenerbahçe’nin bugünkü yöneticileri kulübü uçuruma götürüyor. Fenerbahçe, tedavisi mümkün olmayacak büyük kayıplarla karşı karşıya kalabilir. Bu yönetim kurulunu ben de oyladım ama iyi yönetsinler diye oyladım. Bu tavır bu tutum Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Bu yanlış yoldan bir an önüce dönmeleri gerekir. Bu iş kavgayla olmaz. Herkesle kavgalılar. Sürekli taktik değiştiriyorlar. CAS’ta davaları var. Davayı kaybederlerse ne olacak? Fenerbahçe’yi Disiplin Kurulu’na verecekler. Fenerbahçe belki 3-4 sene ceza alacak. Bunun sorumlusu yönetim olur. Ben uygulamalarımla şayet Fenerbahçe’ye bir zarar verdiysem, bu zararı şahsen tazmin etmeye hazırım. Bedeli ne olursa olsun. Ama bugün Fenerbahçe’yi yöneten yöneticilere şunu söylüyorum. Bu davranışlarından dolayı Fenerbahçe zarar görürse ben de onlardan bu zararı tazmin edeceğim Fenerbahçe adına. Fenerbahçe bu işlere bulaştırıldıysa, Fenerbahçe yöneticileri bu zararı karşılamaya hazır olsun. Fenerbahçe’de sessiz bir çoğunluk var. Sessiz çoğunluk da yarın ayağa kalkacaktır” diye konuştu.
FENERBAHÇE’YE BENİM KADAR HİZMET ETMEDİLER
Mehmet Ali Aydınlar, en büyük idealinin Fenerbahçe Başkanlığı olduğunu belirtirken şöyle devam etti: “Ancak şu aşamada istemem. Ama yarın neyi getirir bilemem. Fenerbahçe’nin müzesindeki en büyük kupayı ben getirdim. Fenerbahçe’yi düşüren başkan olarak anılmam. Benim Fenerbahçeliliğimi tartışacak insanlar, benim kadar hizmet etmedi.”
TÜRK FUTBOLU İÇİN BU TÜNELİN UCU KARANLIK
İstifa etmemesi için Fenerbahçe Kulübü harici 17 kulüpten ısrarlı baskı geldiğini söyleyen Aydınlar, “Ben aday olurken de istemediler. Başkasına söz vermişlerdi. Göksel Gümüşdağ’a söz vermişlerdi. Recep Mamur pazartesi geldi, Hasan Akıncıoğlu da geldi, Sadri Şener de geldi. Bana ısrar ettiler. Bu koşulda bu işin yapılması çok zor. ‘Bu tünelde ışık görünmüyor. Bu tünelin ucu karanlık’ dedim. Türk futbolu için söylüyorum bunu. Bu tünelin ucu karanlık. Ben bu kadar ısrarlı olunca yönetimle konuştum. Gazetelerde birtakım haberler çıktı. ‘Senin yanındayız’ dediler. ‘İşin sonuna gelinmiş devam edelim’ dedim. Akşam eve gittim, TV’yi açtım. Kısmet Erkiner dedi ki ‘TFF istese Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne gönderirdi.’ Ben bunu gündüz tercüme ettim yanlışlık olmasın diye. Sinirlerim yıpranmış, Lutfi Arıboğan’ı aradım, ‘Bu doğru mu’ dedim, ‘Ben bilmiyorum’ dedi. TFF hukuk bölümünü aradım. Doğru olduğunu söylediler. Yıkıldım o zaman, demek ki bu benden saklanıyor. Ben Fenerbahçe’yi nasıl savundum. CAS’ta kendimizi şöyle savunduk. ‘ Gazetelerle savunma yapmayalım’ dedim. Fenerbahçe’yi göndermemenin tek sebebi 23 Ağustos’taki yazıdır. ‘Türkiye’yi riske etmemek için Fenerbahçe’yi göndermedik’ savunması yaptık. Hayatım boyunca yan yollara sapmadım. İlhan Helvacı’ya sormadım, yardımcısına sordum.
KISMET ERKİNER’İN DEDİKLERİ DOĞRU DEĞİL
‘Sabah ben bu yazıyı istiyorum’ dedim. Hakerete varan söylemler TV’lerde. Aile baskısı da vardı. Ev ve işi ihmal ediyorsunuz. Sadece maillerle takip ediyordum kendi işimi. Göksel Gümüşdağ sabah beni aradı. Konuşmuştuk daha önce, kongreden sonra istifa ediyorduk. Bana ‘İstifa ediyorum’ dedi, ‘Bekle’ dedim. ’12.30′da yanıma gel’ dedim. ‘Yazıyı istiyorum’ diye baskı yapmaya başladım federasyona. Helvacı’nın teli kapalı, üniversitede dersteydi. 3′te icra kurulunu çağırdım. Dedim ki çocuklar çekiniyorlar ve oturdum istifa mektubunu kaleme aldım. Lutfi Arıboğan da ‘Siz yoksanız ben de yokum’ dedi.
İLHAN HELVACI’DAN ÖZÜR DİLİYORUM
Hüsnü’ye (Güreli) ‘Vekaleten sen devam et’ dedik. Yazı yayınlandıktan sonra Helvacı’dan bana mail geldi. Daha sonra gerçeği öğrendik. Maalesef Kısmet’in dedikleri doğru değil. Yorum yapıyor çünkü. İlhan Helvacı düzgün, dürüst bilim adamı. TFF için de son derece faydalı biri. Biz bu insanları tuttukları takımlara göre değerlendirmeyelim. Helvacı’ya yüklenmeyelim. Ben sanırım o dönem üzdüm onu. Hak etmiyor, ondan da özür diliyorum. TFF’nin yeni başkanı kim olacaksa onunla çalışmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. 2 lisanı var İngilizce ve Fransızca biliyor. Arkadaşlarımın hepsi iyi yönetici, dürüstler. Bu insanları karalayarak taraftarın önüne atarak aylıp ediliyor. Eşleri, çocukları var. Yarın bunların başına bir şey gelirse vicdan azabı çekerler. Bunlar kolay yetişmiyor, sahip çıkalım. Toplumları tahrik ederek kötü hale götürmeyelim” dedi. Tünelin ucunun karanlık olduğunu vurgulayan Mehmet Ali Aydınlar, “Türk futbolu bu zihniyetle devam ederse, taraftaların tamamı işbirliği yapmazsa ağır darbe görecektir Türk futbolu. En ağırını da Fenerbahçe görecektir. Bu da Fenerbahçeli yöneticilerin tavrı yüzündendir. Aklıselim olmaya davet ediyorum” dedi.
GALATASARAY BU SÜREÇTE YANLIŞ YAPTI!
Galatasaray’ın bu süreçte yanlış yaptığını ifade eden Aydınlar, “Bana göre Galatasaray’ın yanlışı şu; söylemler hep medya üzerinden. Benimle konuşmayıp siteye koyuyorsunuz. Olmadık yerlerde sürece zarar veren çıkışlar yaptı. ‘Ateş üfleyerek sönmez’ gibi. Siz söylüyorsunuz Fenerbahçeli taraftarlar ayağa kalkıyor. Aslında 3 ay susalım, bunu elbirliği ile çözelim. Taraftarlara sağlıklı mesajlar verelim” ifadesini kullandı.
AZİZ YILDIRIM’I ZİYARET ETTİM
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ı hastanede ziyaret ettiğini belirten Aydınlar, “Hastenede olduğu sırada ziyaret ettim. Nikahtaydım aslında. Başkanımız yoğun bakımdaymış denildiğinde, telaşlanıp ziyaretine gittim. Yarım saat görüşmemiz oldu. Aziz Bey dışarıda olsa süreç böyle gelişmezdi. Çünkü zeki bir insan ve oturup anlaşabilirsiniz. Bizim bir gün bile sürtüşmemiz olmadı, ama aynı fikirleri paylaşmıyorduk. Tutuklu olmasaydı Fenerbahçe de bu kadar zarar görmezdi. Doğru bilgilendirilirseniz doğru yanıtları alırsınız. Önümüzdeki hafta duruşmalar başlıyor, umarım özgürlüklerine kavuşurlar” şeklinde konuştu.
BUNDAN SONRA SÜRECİ DOĞRU YÖNETENLERİ GÖRECEĞİZ!
TFF’nin bir an önce karar vermesi gerektiğini de belirten Mehmet Ali Aydınlar şöyle konuştu:” Tarih gerçekleri yazacak ve gerçekleri herkes görecek. TFF bir an önce karar vermeli. Play-off’tan önce kararını verecektir. Etik Kurulu ve Disiplin Kurulu ayrı ayrı çalışıyor. Savunmaları alıyor. Yetişmeyebilir ama kulüpler ile ilgili disiplin kurulu karar verecek. UEFA gözlemci ama FIFA da devreye giriyor. Bir şeyi atlamayalım. Şenes Bey’e teşekkür ediyorum. Sürekli yardımcı oldu. Çok saygın bir isim UEFA’da… Büyük saygı gösteriliyor. Diplomatik tavırları çok iyi. Platini’ye teşekkür ediyorum, çözüm için yanımızda olmaya çalıştılar. Medyaya da teşekkür ediyorum. Olumlu eleştirilerle bizi yönlendirmeye çalışanlara teşekkür ediyorum. Tüm çalışma arkadaşlarıma gösterdikleri özverinden dolayı teşekkür ediyorum.”
‘TFF Başkanlığı için Demirören yararlı olur mu?’ sorusuna ise Aydınlar şu yanıtı verdi: “Hayırlısı olsun diyelim. Bundan sonra süreci doğru yönetenleri göreceğiz.”
Yazar: revolution
\\ taglar: kanal d, Mehmet Ali Aydınlar, mehmet ali birand, Türkiye Futbol Federasyonu
TFF’de yaşanan istifa depreminin ardından bugün 14:00′da başlayan Kulüpler Birliği toplantısı sona erdi. Kulüpler Birliği Başkan Yardımcısı Akıncıoğlu “Eskiden TFF’de başkanlık yapmış kişilerin tekrar görev almaması konusunda uzlaştık. Yeni bir isim gelmeli” diyerek başta Aydınlar olmak üzere Ulusoy, Erzik ve Bıçakcı’ya kapıları kapadıklarını açıkladı
07/02/12 12:22
.
Spor Toto Süper Lig kulüplerin temsil edildiği Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı İstanbul’da yapıldı.
Vakfın Astoria Alışveriş Merkezi’ndeki ofisinde Başkan Yıldırım Demirören yönetiminde gerçekleştirilen ve 2.5 saat süren toplantısının ardından Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcısı Hasan Akıncıoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Akıncıoğlu, Spor Toto Süper Lig yöneticilerinin katıldığı bugünkü toplantıda yeni adayın ismen kim olacağı ile ilgili görüş veya fikir alışverişinin olmadığını belirterek, ”Sadece içerisinde bulunulan sürecin hassasiyetini konuştuk. Göreve gelecek olan arkadaşın tüm bu süreci yüreklilikle, aklıselim olarak yürütecek bir kişi olmasının gerekli olduğu vurgusunu yaptık. Yaptığımız vurgu tüm kamuoyunun arzu ettiği parametrelerdir. İsim üzerinde görüşmemiz olmadı” diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile UEFA Asbaşkanı Erzik arasında yapılan görüşmesinin hatırlatılması üzerine Hasan Akıncıoğlu, ”Hükümetin her makamıyla her zaman diyaloğa açık bir vakıfız. O görüşme bizim değerlendirmemiz içinde değil. Bilgimiz dahilinde olmadı. Bu nedenle yorum yapmak durumunda değiliz” diye konuştu.
“AYDINLAR DA DAHİL”
Başkan yardımcısı Akıncıoğlu, basın mensuplarının TFF başkanlığı adaylığı için eski isimlerin gündeme gelip gelmediği yönündeki soruyu şu şekilde yanıtladı:
”Bugün yaptığımız görüşmede başkanlar olarak toplantıda, geçmişte başkanlık görevinde bulunmuş kişilerin bundan sonraki süreçte TFF başkanlığını üstlenmemeleri konusunda fikir birliği oluştu. Bu kişiler daha önce bu görevde bulundular. Eksileri ve artılarıyla eleştirildiler. Hem daha fazla yıpranmamaları için, hem de içinde bulunduğumuz hassas süreç içinde yeni bir ismin bu görevi üstlenmesinin doğru olacağı fikri belirdi.”
Hasan Akıncıoğlu, buna Mehmet Ali Aydınlar’ın dahil olup olmadığı yönündeki soruyu ise ”Bütün isimler dahil” diye yanıt verdi.
“ZOR SÜRECİN İYİ İDARE EDİLMESİ LAZIM”
Türk futbolunun zor bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Akıncıoğlu, ”aklıselim sahibi” ifadesini açmasının istenmesi üzerine, ”Açık bir terim kullandım. Çünkü zor bir süreçten Türk futbolu geçiyor. Bu sürecin iyi idare edilmesi lazım. Sağduyulu bir kişi olması lazım. Üzerinden formasını çıkaran ve hiçbir şekilde, hiçbir fikri veya spor kulübünün ideallerini veya spor kulübünün taraftarlığını üzerinde bulundurmaması lazım. Dolayısıyla aklıselim sahibi tabiri gayet açık ifade ediyor” diye konuştu.
“6222 SAYILI YASA KAPSAMLI OLSUN”
Hasan Akıncıoğlu, yürürlükte bulunan 6222 sayılı yasanın kapsamlı hale gelmesini istediklerini ifade etti.
Kulüp başkanları olarak internet siteleri ve televizyon programlarının da kanun kapsamı içinde takip edilmesi ve gerekli ceza veya yasaklamalara tabi olmasını arzu ettiklerini belirten Akıncıoğlu, şöyle konuştu:
”Çok ciddi bir şekilde görüntü ve bilgi kirliliği var. Sadece spor adamı, kulüpler ve taraftarlar için değil, yayınları yapan ve 6222 çerçevesinde suç işleyen, sanal ortamdaki ve görsel medyadaki kuruluşların da takip edilmesini ve gerekli cezaların verilmesini arzu ediyoruz.”
“ADİL YARGILAMA ARZU EDİYORUZ”
Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcısı Hasan Akıncıoğlu, futbolda yaşanan şike iddiaları nedeniyle gerçekleştirilen sürecin adil geçmesini arzu ettiklerini söyledi.
Akıncıoğlu bu konuda, ”İçerisinde bulunduğumuz TFF yargılama sürecinin, bu sürece dahil olan kulüp sayısı ve kişi sayısı göz önüne alınarak adil şekilde devam edip sonuçlandırılmasını tüm Süper Lig kulüplerinin başkanları olarak arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
GÜNDÜZ MAÇ TALEBİ
Akıncıoğlu, toplantıda zemin ısıtması olmayan statlardaki maçların gündüz oynanması yönünde TFF’ye istekte bulunacaklarını dile getirdi.
Hasan Akıncıoğlu, zemin ısıtması bulunmayan statlarda sporcu sağlığı ve selameti için don olduğu günlerde müsabakaların gündüz yapılması hususunun TFF tarafından değerlendirmeye alınmasını rica ettiklerini kaydetti.
Akıncıoğlu, açıklamalarında görevlerinden istifa eden TFF başkanı Mehmet Ali Aydınlar, başkanvekilleri Göksel Gümüşdağ ile Lutfi Arıboğan’a da teşekkür ederek, şunları söyledi:
”31 Ocak itibariyle TFF başkanlığından istifa eden Mehmet Ali Aydınlar, başkanvekilleri Göksel Gümüşdağ ve Lutfi Arıboğan’a zor ve sorunlu dönemde yaptıkları özverili çalışmalarından dolayı Kulüpler Birliği Vakfı olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yine istifanın akabinde görevi geçici olarak üstlenen Hüsnü Güreli’ye de başarılar diliyoruz. Yeni yol haritasının belirlenmesinde yeni seçilecek olan başkanın, Süper Lig Kulüpler Birliği önderliğinde, Banka Asya 1. Lig ve diğer liglerde mücadele eden kulüp başkanlarıyla birlikte hareket ederek yol haritasının belirlenmesinin zaruretine işaret etmek istiyoruz. Aday olan ve olacak kişileri saygıyla karşılıyoruz. Şimdiden bu yarışta başarılar diliyoruz.”
“GEÇMİŞ OLSUN SAMSUNSPOR”
Hasan Akıncıoğlu, Avrupa kupalarında mücadele edip etmeme konusunun gündeme gelip gelmediği yönündeki soruyu ise ”Avrupa’ya gidelim mi gitmeyelim konusu değerlendirmeye alınmadı” dedi.
Bu arada Akıncıoğlu, konuşmasının başında dün kaza geçiren Samsunspor kafilesine geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
Öte yandan Akıncıoğlu, Kulüpler Birliği Vakfı’nın bugünkü toplantısına 3 kulüp yöneticisinin katılmadığını, bu kulüplerin de vekaletle temsil edildiğini sözlerine ekledi.
Yazar: revolution
\\ taglar: hasan akıncıoğlu, Kulüpler Birliği, Levent Bıçakcı, Mehmet Ali Aydınlar, Şenes Erzik, TFF
|
Son Yorumlar