Nis 08

Başbakan Erdoğan aracı oldu
08 Nisan 2012 Pazar, 17:47:09
İlgili Haberler

Müzakere bilmecesi
ABD de İstanbul dedi
İstanbul mu Bağdat mı?
Nükleer müzakerelerin başlama tarihi belli oldu
Tüm ilgili haberler
HABERTURK.COM DIŞHABERLER SERVSİ

Başbakan Tayyip Erdoğan, Güney Kore’de düzenlenen Nükleer Zirve’de ABD Başkanı Barack Obama ile biraraya gelmiş, ikili yaklaşık 2 buçuk saat görüşmüştü. Erdoğan, Kore dönüşünde İran’ı da ziyaret etmiş ve 29 Mart’ta İran’ın dini lideri Ayetukllah Hamaney ile bir göüşme gerçekleştirmişti.

İsrail istihbaratına yakınlığı ile bilinen DEBKA, internet sitesinde Erdoğan’ın, Hamaney ile görüşmesinde Obama’nın 6 mesajını ilettiğini iddia etti. DEBKA, bu iddiasını İranlı kaynaklara dayandırdı

Obama’nın Seul’deki görüşmede Erdoğan’a verdiği ve Erdoğan tarafından da Hamaney’e iletilen 6 mesaj şöyle;

1- Tahran yönetimi nükleer görüşmelere ciddi ve taviz vermeye hazır bir biçimde gelmeli

2- İran’ın olumsuz tavrı, perde arkasında yürütülen İran-ABD müzakerelerinin, resmi müzakerelerin içine alınmasına neden olur. (Yaptırımların azaltılmasını sağlayacak gayri resmi görüşmeler sona erer) Obama ayrıca Erdoğan’dan, eğer Hamaney kabul edilmez buluyorsa, Rusya ve Çin liderlerinin bu şekilde devam etmeyi kabul ettiklerini bildirmesini de istedi.

3- Yapılacak anlaşma, Hamaney’in varolan tesislerin ortadan kaldırılması olmasa da programın durdurlmasını taahüt etmesini gerektirmektedir. Hiç bir yeni projeye başlanmamalı ve tüm nükleer ilerlemeler durdurulmalıdır.

4- Obama, Erdoğan’dan kişisel bir mesaj göndermesini de istedi. Hamaney’in yılbaşı konuşmasında yaptığı “nükleer silahımız yok ve olmayacak” açıklamasından etkilendiğini belirten Obama, Hamaney’in bir başka konuşmasına da yanıt verdi. Hamaney Meşet’te yaptığı konuşmada “eğer Amerikaliılar İran ulusunu yoketme tehdidinde bulunuyorlarsa ölümcül bir hata yapmaktadırlar” demişti. Erdoğan aracılığıyla Obama, ABD’nin böyle bir niyetinin olmadığını belirtti.

5- Tahran, Amerikan karşıtı söylevlerden ve ABD’yi ‘Büyük Şeytan’ olarak tanımlamaktan vazgeçmeli. İran’dan ve İranlı liderlerden, ABD karşıtı hükümet politikalarının değiştiğine dair gelecek tutum değişikliği mesajları, Obama tarafından derin bir takdirle karşılanacaktır.

6- ABD yönetiminin İran’ın nükleer programı ile Suriye krizi konularındaki stratejileri birbirleriyle bağlantılıdır. Bu yaklaşım, bugüne dek Suriye’ye Arap ve Batılı bir müdahaleyi engellemiştir. Washington, Moskova, Pekin, Tahran ve Birleşmiş Milletler’in Suriye krizinde gösterdikleri ortaklık, İran’ın nükleer programı konusundaki çatışamayı sona erdirmede de başarılı olacaktır.

HAMANEY CEVAP VERMEDİ
DEBKA, İran’lı kaynaklarına dayanarak Hamaney’in Obama’dan gelen mesajlara şu ana kadar cevap vermediğini de belirtti.

TÜRKİYE’YE TEPKİ
Aynı kaynaklar, Tahran yönetiminin Ankara’ya tepki olarak, nükleer görüşmelerin İstanbul’da yapılmasını da reddettiğini ileri sürdü.

Yazar: revolution \\ taglar: , , , , ,

Nis 01

İran rejimi tarafından idam edilen Kürt lider Kadı Muhammed’in Diyarbakır’daki anma toplantısında BDP’liler ile tertip komitesi kapıştı
inShare0Yorum: 3

Ramazan YAVUZ- Serdar SUNAR/ DİYARBAKIR,(DHA)-

İRAN’da Mahabat Kürt Cumhuriyeti’ni kuran ancak Cumhuriyet yıkıldıktan sonra İran rejimi tarafından 1947 yılında idam edilen Kadı Muhamed ve arkadaşlarının Diyarbakır’daki anma toplantısında, BDP’liler ile anmayı düzenleyen tertip komitesi arasında gerginlik yaşandı. Kürdistan Devrimci Demokratlar grubu adına konuşan Ramazan Bulut, Kürt sorunuyla ilgili girişimlerinden dolayı hükümetin sadece BDP’yi muhatap almasını eleştirdi. Eleştiri BDP’lilerin tepkisini çekti.

İran rejimi tarafından 1946 yılında Mahabat Kürt Cumhuriyeti’ni ilan ettiği için 1947 yılında idam edilen Kadı Muhammed ve arkadaşları için Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ndeki bir düğün salonunda Kürdistan Devrimci Demokratlar ve Vatan Birliği grupları tarafından anma toplantısı düzenlendi. Toplantıya Hak ve Özgürlükler Partisi yöneticileri, kentteki bazı dini grupların temsilcileri, BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ile BDP’li yönetici ve üyeleri olmak üzere yaklaşık 100 kişi katıldı.

Salonun giriş kısmına Türkiye’de isyanda bulunduğu için idam edilen Şeyh Said, Seyit Rıza ile Bediüzzaman Saidi Nursi, Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin lideri Kadı Muhammed, Irak Kürdistan Demokrat Partisi lideri ve şimdiki Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani ile çeşitli tarihlerde Türkiye, Irak ve İran’daki çatışmalarda yaşamını yitiren çeşitli partilerden Kürt liderlerin resimleri asıldı. Salona ayrıca halen Kuzey Irak’taki Kürt yönetim tarafından kullanılan büyük Kürt bayrakları asılırdı. Toplantı ’Ey Rakip’ marşı eşliğinde saygı duruşuyla başladı.

TEK BDP’NİN MUHATAP KABUL EDİLMESİ BİZİ TEDİRGİN EDİYOR

Toplantıda Kürdistan Devrimci Demokratlar grubu adına konuşan Ramazan Bulut AK Parti’yi Kürt sorununun çözümüyle ilgili ilk çıkışındaki söylemini desteklediklerini kaydetti. Bulut, “Ne var ki, gelinen bu aşamada AK Parti’nin son günlerindeki söyleminin bu yöndeki duyarlı siyaset üzerinde olumlu bir etki yaratmaktan çok tedirgin edici bir ton ve niyet taşıdığı görülmektedir” dedi.

Bulut, AK Parti iktidarının Kürt sorununun çözümünde sadece BDP’yi muhatap almasını eleştirerek, “İktidarın sorununun muhabatı olarak işaret ettiği BDP ile meclis çatışı altında müzakere etme yönünde açıklaması Kürt ve Kürdistan’daki seçilmiş siyasi kişi, kesim, grup ve kurumları dışlama anlamına gelmektedir. AK Parti bu son açıklamasıyla Kürdistanlıların politik iradesini BDP’nin ve dolayısıyla KCK’nın ve PKK’nın tekeline yönlendirme gafletini ortaya koymuştur. BDP Kürdistan’ın değil Türkiye’nin partisidir, bunu her fırsatta da dile getiriyor. Ayrıca BDP miletvekillerinin bir kısmı Kürt ve Kürdistanlıların oylarıyla Türk seçmenlerin oylarıyla seçilmişlerdir ve onların temsilcileridirler. Bu milletvekilleri ve temsilciler bu niteliyleriyle Kürt ve Kürdistan sorunun çözümünde asli muhataplar olmayacağı gibi BDP bütün Kürtleri ve siyasi kesimleri temsil eden bir parti değildir” diye konuştu.

Ak Parti ve BDP’lilerin nitelikleri itibariyle birbirinden farkı partiler olmadığını ileri süren Bulut, “Bize göre, Kürdistan’da Kürt oylarıyla seçilmiş AK Parti miletvekilerinin ve temsilcilerinin niteliği neyse, BDP’den seçilen miletvekilerinin ve temsilcilerinin niteliği odur. Sadece toplumda sınırlı oranda siyasal bir güç ve potansiyele sahip olan BDP’yi Meclis çatısı altında ve dolayısıyla dışında muhatap kabul etmek Kürdistan’da sorunun tarafı olan siyasal ve potansiyel açıdan BDP gücünü kat kat aşan ama meclise sokulmamış veya mecliste olmayan siyasi kişi, kesim, grup ve kurumları dışlamak anlamına geliyor” dedi.

GÜÇLÜ’YE SÖZ VERİLİNCE BDP’LİLER SALONU TERK ETTİ

Kürdistan Devrimci Demokratlar adına Ramazan Bulut’un konuşmasını bitirmesinden sonra BDP’li Sur Belediyle Başkanı Abdullah Demirbaş salonu terk ederken onu bir grup BDP’li takip etti. Salon dışında tertip komitesi üyeleriyle tartışan BDP’liler, “Böyle anma olmaz. Halkın büyük bölümünü temsil eden bir siyasi parti bu şekilde suçlanamaz” dedi.

PKK’yı derin güçlerin kurdurduğunu ve PKK’nın içinde sayısız infazlar yaşandığını her fırsatta dile getirdiği için BDP’lilerin tepkisini çeken Kürt yazar İbrahim Güçlü’ye BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş’tan önce söz verilince, gerilim arttı. İbrahim Güçlü, konuşmasına başlar başlamaz Meral Danış Beştaş ile salonda kalan diğer BDP yönetici ve üyeleride terk etti. Salon dışında tertip komitesi üyelerine kızan Beştaş, “İbrahim Güçlü kim oluyorda onu bizden onu konuşturuyorsunuz” diyerek çıkıştı.

Yazar: revolution \\ taglar: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 01

Clinton: İranla görüşmeler 13-14 Nisan’da yapılacak
31 Mart 2012 Cumartesi, 17:54:15
ABD, İran ve 6 ayrı ülkenin de katılacağı görüşme İstanbul’da gerçekleşecek. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İran’ın nükleer programının müzakere edileceği toplantının takvimini 13-14 Nisan olarak açıkladı.

CLINTON İSTANBUL’DA

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Pazar günü düzenlenecek “Suriye’nin Dostları Grubu Toplantısı”na katılmak üzere İstanbul’a geldi. Clinton’u, Atatürk Havalimanı’nda, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan ile diğer yetkililer karşıladı.

Hillary Clinton, daha sonra geniş güvenlik önlemleri altında kalacağı otele hareket etti.

SUUDİ ARABİSTAN’DA İRAN’A MESAJ VERDİ

Clinton, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da katıldığı bir güvenlik konferansının ardından basına yaptığı açıklamada “İranlı liderlerin nükleer programları konusunda ciddi, inandırıcı bir görüşmeye hazır olup olmadıkları, bu son derece ciddi problemin temeline yönelik çözümü inşa etmeye başlayıp başlamayacakları yakında açıklık kazanacak. Doğru seçimi yapmak İran’a kalmış. Kesin olan şey, İran’a barışçı bir çözümü istemek ve elde etmek için açılmış olan fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalmayacağıdır” dedi.

İran’a yönelik uluslararası baskılara değinen Clinton, uluslararası toplumun bu konudaki kaygılarının ne kadar ciddi olduğunu göstermek amacıyla bu ülkeye yönelik ekonomik cezalandırmaları ve uluslararası tecridin her geçen gün arttığına işaret etti.

İRAN’IN ÇÖZÜME YÖNELİK GÖRÜŞME YAPACAĞI ŞÜPHELİ

İran hükümetinin, nükleer silah geliştirmeye çalıştığına inanan ABD ve İsrail ile diğer ülkeleri tatmin edecek çözüme yönelik müzakereler yapmak istediği konusunda şüphelerinin bulunduğunu ifade eden Clinton, görüşmelerinin tek amacının, uluslararası toplumun İran’ın nükleer programı konusundaki kaygılarını çözmek olduğunu söyledi.

“Politikamız önlemektir, sınırlamak değil. İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek konusunda kararlıyız” diye konuşan Clinton, “Bu görüşmelere İran’ın amaçları konusunda aklı başında bir bakış acısıyla ile giriyoruz. Arzulu bir ortak olduğunu ve bu müzakerelere somut sonuçlar elde etmek için, çaba harcayarak katıldığını eylemleriyle göstermek İran’ın sorumluluğundadır” dedi.

İkili temaslarda bulunmak, ABD-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Stratejik İşbirliği Forumuna katılmak ve KİK Dışişleri Bakanları ile bir araya gelmek üzere dün Suudi Arabistan’a giden Clinton, 60 ülkenin oluşturduğu Suriye’nin Dostları toplantısına katılmak için yarın İstanbul’a gidecek.

Yazar: revolution \\ taglar: , , ,

Mar 29

Foreign Policy dergisinde yer alan bir makaleye göre, İsrail-Azerbaycan ilişkileri silah alımının ötesine geçti
29 Mart 2012 Perşembe, 16:09:05
HABERTURK.COM DIŞHABERLER SERVİSİ

İsrail ile Azerbaycan, askeri işbirliğini son dönemde oldukça ilerletti. Geçtiğimiz haftalarda Azerbaycan İsrail ile 1.6 milyar dolarlık silah anlaşması yapmış, Tahran yönetimi de bu anlaşma dolayısıyla Bakü’ye nota vermişti.

AZERBAYCAN ÜSLERİNİ AÇTI
Foreign Policy dergisinin internet sitesinde yer alan bir iddia ise, Azerbaycan-İsrail ilişklilerinin silah anlaşmasının ötesine geçtiğini öne sürüyor. Mark Perry imzasıyla yayınlanan makalede Azerbaycan’ın İsrail’e hava üslerini açtığı iddia ediliyor.

Perry resmi olarak doğrulanmayan bu iddasını, üst düzey dört Amerikalı diplomata dayandırdı. Buna göre Washington yönetimi, İsrail’in Azerbaycan’ın İran sınırına yakın hava üslerini kullanma izni aldığını düşünüyor.

“İSRAİL HAVA ÜSSÜ ALDI”
Perry, buna ek olarak Şubat başında konuştuğu bir Amerikalı yetkilinin kendisine “İsrailliler bir hava üssü aldı ve adını da Azerbaycan koydu” dediğini yazdı.

Kariyerinin büyük bölümünü bölgede geçiren bir Amerikalı diplomat da İsrail’in son 20 yıldır Azerbaycan’la çok yakın ilişkiler geliştirdiğini belirterek, “muhtemelen Azerbaycan, saldırıdan dönen İsrail jetlerinin topraklarına inmesine müsad edecektir” diye konuştu.

“İSRAİL’E BÜYÜK AVANTAJ SAĞLAR”
Bu iddiaları değerlendiren strateji uzmanları, Azerbaycan topraklarını kulanmanın İsrail’e, İran’ı vurma konusunda büyük avantajlar sağlayacağını belirtiyor. Herşeyden önce Azerbaycan’daki üstlerden kalkmaları durumunda İsrail jetleri, havada yakıt almak zorunda kalmadan İran topraklarında ilerleyebilecek.

ÖZEL OPERASYONLARDA DA KULLANILABİLİR
Üslerin, jet uçaklarının dışında helikopterlere de evsahipliği yapacağını vurgulayan bir başka yetkili de, İsrail’in burada konuşlu helikopterleri kullanarak, hava saldırısı öncesinde özel operasyonlar ya da keşif operasyonları yapabileceğini belirtti.

ABD RAHATSIZ
Perry’ye konuşan ve tüm bu iddiaları doğrulayan Amerikalı bir istihbarat yetkilisi ise “İsrail’in Azerbaycan’da yaptıklarını izliyoruz ve olan bitenden memnun değiliz” deye konuştu.

AZERBAYCAN’DAN YALANLAMA
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı idari yetkililerinden Ali Hasanov, Dergideki makaleye yönelik olarak “spekülasyon” değerlendirmesinde bulundu.

APA ajansının haberine göre, Hasanov, Azerbaycan’ın şu ana kadar hiçbir şekilde kendi topraklarını, dostluk ilişkilerinin bulunduğu komşularına yönelik bir eyleme karşı kullandırmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Azerbaycan kendi topraklarından Türkiye, İran, Rusya ve Gürcistan’a karşı hiçbir eyleme izin vermedi, vermeyecek. Bazı muhalif güçler, uluslararası organizasyonlar ve onlara bağlı basın, bu tür haberler çıkartarak, Azerbaycan-İran arasındaki ilişkileri bozmayı amaçlıyor. Ancak bu odaklar amacına ulaşamayacak.”

Azerbaycan Savunma Bakanlığı sözcüsü Teymur Abdullayev ise iddiaların “saçma ve temelsiz” olduğunu açıkladı.

Yazar: revolution \\ taglar: , , , , ,

Mar 25

Başbakan Erdoğan: İlk kez açıklıyorum! Fatih Altaylı yazdı…
25 Mart 2012 Pazar, 08:18:46
BAŞBAKAN Erdoğan’la son gezimizi ABD’ye yapmıştık.
New York’ta BM toplantıları, ikili görüşmeler yapılmış, dönüşte uçakta söylediği “Terörle mücadele, siyasetle müzakere” sloganı bugün Kürt sorununun çözümünün mottosu olmuştu.
Bundan bir süre sonra Başbakan Erdoğan ameliyat oldu ve Başbakan’ın göreve geldiği günden bu yana Türkiye’den ayrılmadan geçirdiği en uzun dönem yaşandı.
Neredeyse her hafta bir yurtdışı ziyaretinde bulunan Erdoğan, ilk kez aylardır Türkiye dışına çıkmadı.
Ve nihayetinde, Seul’deki Nükleer Güvenlik Zirvesi için hep birlikte yola çıktık.
Allah biliyor ya, gezi öncesi endişeliydim.
Hem yol hem süre olarak uzun ve yorucu bir gezi olacaktı.

13 saatlik bir uçuşla Güney Kore’nin başkenti Seul’de 4 gün, oradan yine 12 saatlik bir uçuşla varacağımız İran’da 2 gün geçirecektik.
İstanbul’dan havalandıktan sonra uçakta yanımıza gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili en merak ettiğim nokta, sağlık durumuydu.
Açık söyleyeyim, karşımda oldukça sağlıklı bir Başbakan gördüm.
Ameliyat sonrası kaybettiği kilolarının önemli bir bölümüne tekrar kavuşmuş,
rengi yerine gelmiş, iyi görünen bir Başbakan Erdoğan vardı karşımda.
Evet, biraz yorgun görünüyordu ama oldukça zor ameliyattan sonra neredeyse hiç dinlenmeden koşuşturmaya devam etmesinin kaçınılmaz sonucuydu bu.
Ama bunun dışında son derece iyi bir görüntüsü vardı. Yakıt almak için mecburen durduğumuz Almatı Havaalanı’nın şeref salonunda heyetteki gazeteci grubuyla oturdu, 1 saat kadar sohbet etti.
Yüzde 90 oranında eski günlerdeki gibiydi.
Nükleer güvenlikten Türkiye’deki nükleer santral yapımına, 4×3 tartışmalarından Suriye’ye pek çok konuda sorularımızı yanıtladı.

Formdaydı. Espriler yaptı. Milli eğitimdeki değişiklik, 4×3 ve CHP’nin tavrı söz konusu olunca sinirlendi. “Türkiye’nin yıllarca kesintili eğitim yaptığını, 28 Şubat’ta zorlama bir şekilde kesintisiz eğitime geçilmesinin özellikle kızların okumasında ciddi eksiklikler yarattığını, bunu ortadan kaldırmak için 12 yıllık zorunlu ama kesintili eğitime geçmek istediklerini” anlattı.
Suriye konusunda ise Rusya, Çin ve İran’ın Suriye’nin yanında durduğu müddetçe Esad’ın devrilmeyeceğini, ama Rusya’nın yavaş yavaş Suriye’deki rezaleti anlamaya başladığını ve tavrını değiştireceğini umduğunu anlattı.
Çin’in de Rusya’yla birlikte hareket ettiğini, Rusya’nın tavrını değiştirmesi halinde Çin’in de tavır değişikliğine gireceğini ve Esad’ın o zaman dayanamayacağını belirtti.
Başbakan Erdoğan’la yaptığımız kısa söyleşiyi aşağıda okuyabilirsiniz.
Ama asıl önemli olan, İran’da Ahmedinejad’la yapacağı görüşmeden sonra neler söyleyeceği.
Onu da yine burada okuyacaksınız elbette. Önümüzdeki hafta.

ERDOĞAN:DERSHANELER YA LİSE OLACAK YA KAPANACAK

Başbakan Erdoğan’a sorular ve yanıtları şöyle:
■ CHP ile ilişkilerde 4+4+4 nedeniyle bir gerginlik yaşanıyor. CHP Lideri grup toplantısını Tandoğan Meydanı’nda yapacağını açıkladı. Ne dersiniz?
Ben bürokrasiden gelmedim. Ben zaten o alanlardan geldim. Ama Sayın Kılıçdaroğlu galiba daha alışacak. “Çırak bile olamaz” diyorum ya. Yanlış adlar takıyor. Grup toplantısı Meclis’te yapılır. Tandoğan’daki mitingdir. Varsın mitingini yapsın.
4+4+4 halkımızı memnun edecek. Avrupa’nın çoğunluğunda da 12 yıl zorunlu eğitim var zaten. Sayın Bahçeli de destek veriyor. “İmam hatipleri birlikte açalım” diyor. “Buyursunlar beraber açalım” diyorum. CHP’nin tavrının nedeni, gizli gündemlerindeki 28 Şubat’ın koyduğu iradedir. O bozuluyor.

‘EV OKUL SİSTEMİNİN ÖNÜ AÇILACAK’
■ 12 yıl zorunlu eğitim konusunda ısrarınız neden? 4+4+4 ile ne amaçlıyorsunuz?
Öncelikle teknik eğitim Avrupa’da yüzde 65-70. Bizde tam tersi. Bunu düzeltmeliyiz. Sonra aileleri endüstri meslek, ticaret, Anadolu veya imam hatip arasında tercih kullanma noktasında serbest bırakıyoruz. Ama 12 yıl zorunlu eğitime de sevk ediyoruz. Özellikle Güneydoğu’da akil baliğ olan (ergen) kız çocuklarını aileler okula göndermiyor. Açık lise bunun için. Ev okul sisteminin önü açılacak.
Bir de organize sanayi bölgelerinin meslek okulları açmasına fırsat sağlıyoruz. Çocuk hem okuyacak, hem de staj yapacak. Belki para da kazanacak. Endüstride çok ihtiyaç duyduğu “ara elemanı”nı da sektörün ihtiyaçlarına göre kendisi yetiştirecek.

■ Özel okullar, ders kitapları ve bedava tablet uygulamalarının dışında bırakılmaktan şikâyetçi. Onları da kapsayacak bir uygulama mümkün mü?
Değerlendirebiliriz. Ancak özel okullara yeni imkânlar doğacak. 4+4+4 sistemi nedeniyle yeni binalara ihtiyaç olacak. Okul yapma konusunda büyük bir fatura var. Özel okullardan hizmet alma noktasındayız. Danıştay bozmuştu. Ye -niden çalışma yürütüyoruz. Bunu da ilk kez açıklıyorum. Üniversite giriş sınavlarını da üniversite hazırlık kurslarını ortadan kaldırıyoruz. Bu dershaneler ya liseye dönecekler ya da kapanacaklar. Çünkü insanların ellerindeki son imkânları bu alanda kullanmalarını istemiyoruz. Ben bazı büyük dershanelerle konuştum. Kendileri “Biz de bu yola girmeyi düşünüyoruz” dediler.

4+4+4 İÇİN NEDEN ISRARLI?
Teknik eğitim Avrupa’da yüzde 65-70. Bizde tam tersi. Bunu düzeltmeliyiz. Ayrıca Güneydoğu’da kız çocuklar okula gönderilmiyor. Açık lise bunun için.

28 ŞUBAT YARGILANACAK MI?
Meclis Araştırma Komisyonu kurulması niyetimiz var. Müşteki ve mağdurların yargıya gitme hakkı var.

■ Seul’de Obama ile ikili görüşmede nükleer dışında diğer gündem maddeleri belli mi?
Görüşmede bölgedeki gelişmeler de önemli yer tutacak. Onları da bizleri de en çok rahatsız eden bölgedeki gelişmeler. Suriye’den bir göç dalgası endişemiz var. Önceki gün Kilis’e çok yakın Azez’de Suriye Ordusu çok ciddi bir bombalama yaptı. Kilis Valimiz ile görüştüm. Göç olabileceği endişesini iletti. Konteyner kentte ailelere öncelik veriyoruz. 20 bin kişiye kadar hedefimiz var. BM’nin son kararlarını tasvip etmiyoruz. Muhaliflerle rejimi aynı yere oturtmak adil değil. Ölü sayısı 10 bini buldu. Ülkemize göç edenlerin sayısı 17 bin. Bunun suçlusu rejimdir. Yönetimdir. Annan’ın görüşmeleri bölgeyi gezmeden gerçekleşti. Tarafları dolaşmadı. Amos’un temasları daha iyiydi. Amos, “Humus’ta kurşun değmemiş tek ev kalmamış. Her yer bombalanmış” diyor. Bu durumda direnenleri suçlamak adil değil. Neler yapabileceğimizi görüşeceğiz.

SURİYE’DEN ELÇİ ÇEKİLECEK Mİ?
Geçmişte PKK mensuplarını bize teslim | eden Esad’ın bugün PKK’ya sahip çıktığını görüyoruz. Her an ilişki kesilebilir.

‘NÜKLEER SANTRAL PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’
■ Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne gidiyoruz. Japonya’daki Fukuşima faciası sonrasında Türkiye’nin nükleer politikasında bir değişiklik var mı?
Japonlar bile halen nihai karar veremediler. Biz bu işin gerekli olduğunu ve olması gerektiğini düşünüyoruz. Enerji üretimi refah payı için önemli. Ama artık kaynak sorunu da yaşanıyor.
Ruslarla başlattığımız nükleer santral projesini gerçekleştireceğiz. İkincisine de başlıyoruz. Bugün Türkiye’nin enerjisinin yüzde 50′si doğalgaz çevrim santrallarından elde ediyoruz. Ruslarla projemizden 4 bin MGWh enerji üreteceğiz. İkincisinden de 4 bin gelince, doğalgazın payı azalacak.
Suyumuzu iyi kullanıyoruz. Güneş enerjisi de tabii ne kadar ucuz. Bilen de bilmeyen de konuşuyor. O kadar da “Sadra şifa değil”…

NÜKLEER SANTRAL İPTAL Mİ?
Ruslarla başlattığımız nükleer santral projesini gerçekleştireceğiz. İkincisine de başlıyoruz.

“ESAD PKK’YA SAHİP ÇIKIYOR”
■ Esad’ın PKK’ya destek verdiğine dair size ulaşan bir rapor var mı?
Hayır yok. Ancak Esad ve PKK ilişkilerindeki canlanma da ortada. Geçmişte PKK mensuplarını bize teslim eden Esad’ın bugün PKK’ya sahip çıktığını görüyoruz. Sadece PKK değil, İran’dan gelen PJAK’ın bile aktif olduğu görülüyor.

■ Suriye içerisinde tampon bölge ya da güvenli bölge oluşturulması gündemde mi?
Çalışmalar sürüyor. Gelişmelere bağlı. Uluslararası hukuka göre “koruma hakkı” devreye girebilir. Biz Rusya, Çin ve İran’ı da devreye sokarak çözüm bulma arayışındayız.

■ Esad’ın sonunu nasıl görüyorsunuz?
Esad zamana oynuyor. Götürebileceği yere kadar götürmek istiyor. Rusya, Çin ve İran desteğiyle ayakta kalıyor. Bu destek çekilirse, çok şey değişir. Bütçe noktasında sıkıntısı var. Şu anki başarıları ona moral veriyor ama muhalifler güç kazandığında gidişi çok hızlı olacaktır.

‘SURİYE’DE MUHATABIMIZ KALMADI’
■ Suriye ile temasımız kaldı mı?
Hayır, yok denecek kadar az. Her an ilişkileri daha da kesme yönünde
adım atabiliriz. Dışişleri bunun çalışmalarını yapıyor. “Suriye’de muhatabımız kalmadı” diyebilirim.
■ Büyükelçinin geri dönmesi ihtimalinden mi söz ediyoruz?
Evet.
■ Suriye’deki kayıp iki Türk gazeteci konusunda yeni bir gelişme var mı?
Hayır yok. Bir takastan söz edildi. Ama bize resmen gelmediler.

‘Darbe için araştırma komisyonu kurulması için çalışıyoruz’
■ Son günlerin gündemdeki konusu 28 Şubat ile ilgili bir yargılama süreci başlatılacak mı?
Bütün bu tür ara olaylarla ilgili bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması niyetimiz var. Adı ne olursa olsun, devrim ya da postmodern darbe hepsinin araştırılması ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için bir araştırma komisyonu kurulması için arkadaşl arımız çalışıyor. Ayrıca bu dönem lerin müşteki leri ve mağdurları var, onların yargıya gitme hakkı her zaman saklıdır.

Yazar: revolution \\ taglar: , , , , , , , , ,

Mar 25

Bugünkü Obama Erdoğan görüşmesini değerlendiren Fatih Altalı’ya göre, İran konusunda yaşanan görüş ayrılıkları ortadan kalktı
25 Mart 2012 Pazar, 12:08:53
İlgili Haberler

Erdoğan Obama görüşmesi
Tüm ilgili haberler
Seul’de bulunan Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü Erdoğan Obama görüşmesini değerlendirdi.

Video için tıklayınız…

Görüşmenin ayrıntılarının net olmadığını belirten Altaylı, yine de genel çerçevenin değerlendirilebileceğini belirtti. Fatih Altaylı şu tespitlerde bulundu:

“Türkiye ile ABD arasındaki kriz, Türkiye’nin İran’la ilgili aldığı tavırdan ötürü gerilmişti ama Kürecik radarına izin verildikten sonra herhangi bir sorun kalmamıştı. Bugünkü görüşmeye Türkiye, Genelkurmay İkinci Başkanı’nın da bulunduğu geniş bir heyetle katıldı.”

“İLK GÜNDEM SURİYE”
Gündem genellikle 4-5 nokta üzerine kilitlenmişti. Birincisi Suriye idi. Suriye konusunda İran meselesi gündemdeydi.

“İRAN’LA İLGİLİ FİKİR AYRILIĞI YOK”
İran’ın nükleer programı ile ilgili olarak ve Suriye’ye Rusya ve Çinle birlikte destek veren üç ülkeden biri olduğu için. Ve Ortadoğu’da mezhep üzerinden siyaset yapıp, Irak’tan başlayacak bir mezhep çatışmasını körüklediği için. İran meselesiyle ilgili olarak Türkiye ve ABD arasında hemen hemen hiçbir fikir ayrılığı kalmamış gibi görünüyor.

Türkiye iç güvenlik meselesi, PKK’da ele alındı. Şimdi bir de Suriye’den kaynaklı bir PKK sorunu var.”

Fatih Altaylı, ayrıca Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yapılacak toplantı ardından Erdoğan Obama görüşmesi hakkında daha bet bilgi verebileceğini kaydetti.

Yazar: revolution \\ taglar: , ,