Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Hedef 2020′ye kadar 10 milyar dolar
21 Nisan 2012 Cumartesi, 16:07:49
HABERTURK.COM DIŞ HABERLER SERVİSİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar’da 13. Birleşmiş Milletler Kalkınma Konferansında konuştu.
Başbakan Tayyip Erdoğan;
“Kalkınma konusunda Türkiye üzerine düşen görevi yapmaya devam edecektir. 2010 yılında yaklaşık 1 milyar dolar olarak gerçekleşen resmi yardımlaşma yardımlaşmalarımız 2011 yılında 1.3 milyar dolar olarak gerçekleştirmiş. OECD ülkeleri arasında resmi yardımlaşmalarını en fazla artıran ülkeyiz. Türkiye’nin yardımlarının bu kadar yüksek oranda artması gelişmekte olan ülkelere desteğimizin en somut göstergesidir.
Bu ülkelerde doğrudan yatırımların 2020 yılına kadar 10 milyar dolara çıkarılması için her türlü desteği vermeyi taahhüt ettik. Ekonomik ve teşvik işbirliği paketimizi uygulamaya koyduk. Türkiye olarak kalkınma alanındaki işbirliğimizi ikili değil küresel, bölgesel, çok taraflı platformlarda da güçlendirmeyi hedefliyoruz. G20 bünyesinde kalkınma fonlarını ele alınması memnuniyet vericidir.” dedi.
Kalkınma işbirliği çalışmalarına da öncülük ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, “Türkiye olarak ülke bölge kıta ayrımı yapmadan din dil ırk ayrımı yapmadan tüm insani sorunlara uluslararası kamu oyunun dikkatlerini çekiyoruz. İstikrarlı bir büyümeyi yakalamak suretiyle hiç kuşkusuz reformlarımızı aktif dış politikamızın bir eseri olduğunu söyleyebilirim” dedi.
Yazar: revolution
\\ taglar: 13. Birleşmiş Milletler Kalkınma Konferansı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KATAR
Başbakan Erdoğan’dan Suriye çıkışı
21 Nisan 2012 Cumartesi, 17:51:13
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’nın, Suriye’deki BM gözlemcilerinin sayısının artırılması teklifini “olumlu ama yetersiz bulduğunu” söyledi.
Erdoğan, Katar’da düzenlenen BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı’ndan ayrılırken yabancı bir gazetecinin yönelttiği soruya cevaben “Ben artırma teklifini olumlu buluyorum ama yeterli bulmuyorum. O sayı dahi az. Çok daha fazla sayıda, belki binlerle ifade edilecek sayıda gözlemcinin Suriye’ye gönderilmesi gerekir, diye düşünüyorum. Az sayıda gözlemci lokal bölgelerde bulunabilir. Çok sayıda gözlemci olması lazım. Çok sayıda gözlemci olması lazım ki Suriye’nin genelini gözleyebilsin. Temenni ederim ki iyi olur.” diye konuştu.
BM Güvenlik Konseyi’nin, Suriye’ye 300 kadar gözlemci gönderilmesine onay vermesi bekleniyor.
BM konferansındaki konuşmasında Suriye’ye de değinen Erdoğan, konferansın düzenlendiği binadan ayrılırken, birlikte fotoğraf çektirme taleplerini kırmadı.
“FOK BALIKLARINI DERT EDENLER, SURİYE’YE SESSİZ KALAMAZ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küreselleşen dünyada hiç kimsenin Suriye’de masum çocukların katledilmesine sessiz kalamayacağını belirterek, “Suriye’nin kentlerinde sokaklarda katledilen masum yavrular Suriyeliler’in olduğu kadar yüreğinde merhamet taşıyan her insanın çocuğudur ve sorunudur” dedi.
Katar temaslarının son gününde Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, “Dünyanın küresel bir köye dönüştüğü, kitle iletişiminin yaygınlaştığı, sermayenin sınır tanımadığı bir çağda yaşıyoruz. Ancak şunu ifade etmek istiyorum, böyle bir çağda sermayenin küreselleştiği bir çağda, vicdanlarda, ahlaki değerler de küreselleşmek zorundadır” dedi.
Erdoğan, “100 sene önce dünyanın bir köşesinde ölen bir çocuktan kimsenin haberi olmuyordu. Bugün ise dünyanın neresinde olursa olsun, televizyon, radyo ve internet sayesinde dünyanın her köşesinde gelişmeden anında haberdar oluyoruz. Küreselleşme bize vicdani sorumluluklar yüklüyor. Küreselleşme bizlere başkalarının sorunlarını görme, duyma ve bunları çözme sorumluluğu yüklüyor. Dünya küreselleşirken vicdanların içine kapanması asla ve asla anlaşılabilir bir durum değildir” şeklinde konuştu.
Erdoğan, “Televizyonda açlıktan, yoksulluktan, terörden, çatışmadan ölen çocukları görenler, gözlerini kapatarak sorumluluktan kurtulumazlar. Özgürlüğü, temel insan haklarını, refah ve kalkınmayı kendisi için hak görmek ama başkaları için bunu lüks görmek, yaklaşan bir felaketin ön sinyallerinden başka bir şey olamaz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
“Fok balıklarını, nesli tükenmekte olan balinaları, yağmur ormanlarını kendisine dert edinen küresel vicdanın artık Kabil’de, Gazze’de, Mogadişu’da, Bağdat’ta, Hama ve Humus’ta ölen çocukları da görmesi ve duyması ve o acıyı hissetmesi kaçınılmazbir zorunluluk haline gelmiştir.
Bugünün dünyasında şunu çok net olarak görmeliyiz, Filistin’deki sorun sadece Filistin’in sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın sorunudur. Afganistan’daki sorun sadece Afganlıların, sadece Asyalıların değil dünyanın sorunudur. Somali’deki açlık ve yoksulluk sadece Somali’nin sadece Afrika’nın değil tüm insanlığın sorunudur. Aynı şekilde bugün Suriye’nin kentlerinde sokaklarda katledilen masum yavrular Suriyeliler’in olduğu kadar yüreğinde merhamet taşıyan her insanın çocuğudur ve sorunudur.
Sınırların sermaye için, yatırım için, hammadde için, enerji için ardına kadar açanlar, bu sınırlardan gün gelip ilgilenmedikleri sorunların da girebileceğini artık hesaba katmalıdır.”
“KÜRESELLEŞME VİCDANLARDAKİ ADALET DUYGUSUNU YIPRATMAMALI”
Küreselleşen dünyada kalkınma kavramının sınır aşan bir özellik arz ettiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Tarihi tecrübemiz bize göstermiştir ki, kendi sınırları içine kapanmış, değişimi takip etmeyen bir kalkınma anlayışı ancak ve ancak sınırlı başarı elde edebilir. İçinde bulunduğumuz süreçte kalkınma paradigmasının değişmesi artık bir zorunluluk halini almıştır. Kalkınmayı sadece ve sadece ne pahasına olursa olsun ekonomik büyüme olarak algılayamaya devam edemeyiz. Kalkınma refah artışını beraberinde getirmelidir. Kalkınma huzuru, istikrarı, barışı güçlendirmelidir. Kalkınma insanın memnuniyetini hedef almalı ve tabiata zarar vermeden gerçekleştirilmeli ve adil olmalı, insanlık vicdanını yıpratmamalı, vicdanlardaki adalet duygusunu yıpratmamalı, katılımcılığı esas almalıdır” şeklinde konuştu.
Erdoğan, “Yakın tarihte dünya maalesef yığınların yoksullaşması pahasına zenginleşmeye; tabiatın kirletilmesi, ekosistemin bozulması pahasına kalkınmaya şahit olmuştur. Belli ülkeler belli bölgeler hızlı ve sınır tanımayan şeklide zengileşirken, bu uğurda diğer bölge ve ülkelerin kaynakları tüketilmiş ve bu kaynakların sahipleri insanlık dışı muameleye maruz bırakılmıştır” dedi.
Erdoğan şunları söyledi:
“Hipermarketlerde alış veriş sepetlerini taşarcasına dolduran insanlara karşı, günlük 1 doların altında harcama ile yaşayan milyonlarca insan dünyamızda bulunuyor. Çocukların çalıştırıldığı, kadınların, erkeklerin yarı ücretine, sigortasız çalıştığırıldığı fabrikalarda üretilen nice ürün, onu üretenlerin yıllık kazançlarından daha fazlasına pazarda alıcı bulabiliyor.
Çok daha korkuncu, silah üreten birkaç ülkenin kalkınması, silah ticareti yapan birkaç işadamının sınırsız zenginleşmesi pahasına her yıl farklı coğrafyalarda masum çocuklar, masum kadınlar, masum insanlar yok yere hayatlarını kaybediyor. Her birimiz çocuklarımıza, torunlarımıza daha aydınlık vedaha müreffeh bir dünya mirası bırakmak istiyoruz.”
“BU KÜRESEL KRİZ SINIRSIZ KAZANMA VE HARCAMA TUTKUSUNUN BİR NETİCESİDİR”
“Tüm dünyanın büyük bir ekonomik krizin içinden geçtiği şu günlerde bu çelişki daha güçlü bir şekilde gündeme taşımak, bu çelişki ile bu tezatla artık daha samimi şeklide yüzleşmek zorundayız” diyen Erdoğan, “Küresel finans krizi hiç kuşkusuz, sınırsız kazanma ve harcama tutkusunun bir neticesidir. Bu kriz başkalarının sorunlarına kulak tıkayan, başkalarının acılarına gözlerini yuman bir krizdir” şeklinde konuştu.
Erdoğan ayrıca, “Bugün yaşadığımız küresel krizden doğru dersleri çıkaramazsak, yarın bizim ve çocuklarımızın çok daha ağır krizlere maruz kalacağı kaçınılmaz bir gerçektir. İşte bugünden bunu önlemek, dünyamızı bekleyen tehditlere karşı tedbir almak zorundayız. Burada özellikle dayanışma kavramını, çok daha anlamlı hale getirmek, buna somut karşılıklar üretmek zorundayız. Bizler “komşusu açken tok yatan bizden değildir” medeniyetinin anlayışının mensublarıyız. Küresel bir vicdan ve adalet duygusuyla tüm bu ülke ve bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerini kucaklamak, onlarla birlikte bir kalkınma rejimini ihdas etmek hepimizin ortak görevidir.
“TÜRKİYE HIZLA YÜKSELEN BİR DONÖR ÜLKE OLARAK ÖN PLANA ÇIKIYOR”
Erdoğan, “Türkiye’nin son yıllarda ekonomik ve sosyal kalkınma alanında kaydettiği başarılara paralel olarak, aynı zamanda yükselen bir donör ülke olarak da ön plana çıktığını memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Ülkemiz bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de kalkınmakonusnuda uluslar arası alanda üzerine düşen görevi yerine getirmeye devam edecektir” dedi.
Türkiye’nin, 2010′da 1 milyar olan resmi kalkınma yardımlarını, 2011′de 1.3 milyar dolar olarak gerçekleştirdiğini söyleyen Erdoğan, “Bu rakamla Türkiye, OECD ülkeleri içinde yardımları en çok artıran ülke olmuştur. Özellikle gelişmiş ülkelerni kriz ortamında kalkınma yardımlarında önemli kesintilere gittikleri bir ortamda, Türkiye’nin yardımlarının bu kadar yüksek oranda artması, gelişmekte olan ülkelere desteğimizin en somut göstegesidir” dedi.
Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
“En az gelişmiş ülkelere yönelki güçlü desteğimiz, uluslar arası kalkınma işbirliği faaliyetleri içinde özel bir yer tutuyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıl Mayıs ayında 4. BM En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı’na İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Konferans vesilesi ile kabul edilen, İstanbul eylem programı ve bildirisinin gelecek 10 yıl boyunca takipçisi olma sorumluluğunu üstlendik. Bu ülkelerdeki doğrudan yatırımlarımızın 2020′ye kadar 10 milyara çıkarılması için hükümet olarak yatırımcılarımıza her türlü desteği vermeyi taahhüt ettik. En önemlisi en az gelişmiş ülkelere yılda 200 milyon dolar kaynak tahsis edilmesi hedefini içeren paketi uygulamaya koyduk. En az gelişmiş ülkeleri desteklemeye önümüzdeki dönemde de kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu kapsamda küresel ekonomik yönetimin başlıca zemini hale geline G20 bünyesinde kalkınma konularının ele alınması memnuniyet vericidir. Ayrıca BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi çerçevesinde hayata geçirilen kalkınma işbirliği forumunun çalışmalarını da önemsiyor ve destekliyioruz. İİT Ekonomik ve Ticari İşbirliği Komitesi çerçevesnide yürütülen kalkınma işbirliği çalışmalarına da öncülük ediyoruz. Bütün bunların ötesinde Türkiye olarak ülke bölge, kıta ayrımı yapmadan din, dil, ırk ayrımı yapmadan küresel ölçekte tüm insani sorunlara uluslar arası kamuoyunun dikkatlerini çekiyoruz.
Türkiye gerek yurt içindeki gerçekleştirdiği cesur reformlar, gerek dış politikadaki aktif tutumu sayesinde ekonomide önemli başarılar elde etti. Ve istikrarlı bir büyümeyi yakalamak suretiyle, hiç kuşkusuz reformlarımızın aktif dış politikamızın bir eseri olduğunu söylemek istiyorum.
AB’ye katılım müzakerelerini yürütün bir Avrupa ülkesi olmasının yanı sıra Balkanlar’la, Kafkas ülkeleriyle, Orta Asya ile, Afrika ve Ortadoğu ile çok iyi münasebetler geliştiren Türkiye farklı bir kalkınma modelinin de öncüsü konumuna yükselmiştir. İnsanlığın barışını, huzurunu ve refahını gözeten bu kalkınma anlayışının bölgemizdeki ve dünyadaki tüm ülkeler tarafından paylaşılması için yoğun işbirliği çabalarımızı da sürdürüyoruz. Esasen BM çatışısı altında İspanya ile birlikte eş başkanlığını yaptığımız Medeniyetler İttifakı girişimi hedeflediğimiz bu küresel refahın bir aracıdır.”
Yazar: revolution
\\ taglar: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM gözlemcileri, BM Güvenlik Konseyi, suriye
Başbakan, 28 Şubat soruşturmasında “2. dalga”yı değerlendirdi
19 Nisan 2012 Perşembe, 19:59:42
Başbakan Erdoğan, Katar ziyareti öncesinde havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, 28 Şubat soruşturmasına yönelik yeni operasyonu şöyle değerlendirdi:
“Bir soruşturmanın devamı… Konu ile ilgili değerlendirme yapmaktan öte artık ülkemizde herkes, şunu biliyor: Darbeler artık bu ülkede sorgulanıyor. 12 Eylül referandumunda verilen sözler yerine geliyor. Meydanlarda söylediklerimizi farklı şekilde eleştirenler, ‘Bu sözler meydanda kalır’ diyenler, herhalde bu referandumun, ‘Evet’ diyenlerin haklılığını ortaya koymuşlardır. Temenni ederim ki, hak yerini bulsun, adalet süratle tecelli etsin.”
“TUTUKLU VEKİLLER İÇİN ORTAK YAKLAŞIM OLMALI”
CHP’nin 4+4+4 yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürmesine ilişkin, “Her zamanki tavırları” yorumunu yapan Erdoğan, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in tutuklu vekillerle ilgili temaslarını da şöyle değerlendirdi:
“3 parti ile yapılan görüşmede 3 farklı yaklaşım tarzı ortaya çıkıyor. Üçü örtüşmeli ki Meclis Başkanımız da böyle bir teklifi bize getirmiş olsun, biz de yetkili kurullarımızda bunu değerlendirelim. Ama farklı farklı yaklaşımlar ortaya konacaksa Meclis Başkanımız da ‘Ben bunu iktidar partisine götüremem’ dedi. İşin aslı da budur.”
BARZANİ İLE GÖRÜŞME
Erdoğan, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani ile yaptıkları görüşmeye ilişkin, ”Irak’taki gelişmeler pek de hayra alamet değil. Özellikle mevcut Başbakan’ın gerek kendi koalisyon ortaklarına olan davranışları, gerek Irak’taki yapılanma içerisindeki ben merkezli, adeta şartları zorlayıcı yaklaşımları, Irak’taki gerek Şii grupları, gerek sayın Barzani’yi, gerek Irakiye grubunu ciddi manada rahatsız etmektedir. Bunlar da bu süreci olumsuz şekilde etkilemektedir, bunun üzerinde durduk” dedi.
Erdoğan, ”3. önemli konu da PKK terör örgütüyle alakalı müzakeremizdi ki, orada da yaklaşım tarzımızın aynı olduğunu ve kendilerinin bu konuda özellikle rahatsız olduğunu, terör örgütünün yaklaşımlarını tasvip etmelerinin mümkün olmadığını ifade ettiler” diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki son durumla ilgili olarak, ”Şimdi orada yardım paketleri dağıtılıyor. Yardım paketlerinin dağıtılıyor olması, Suriye’de durumun nereye geldiğinin alametidir. Yani artık yokluk belirtileri başlamış. Tabii üretim vesaire bunlar durma noktasına geldi. Milli bütçe ciddi bir zaafın içerisinde. Tabii böyle bir sürecin içerisinde buna ne kadar dayanır, ne kadar tahammül eder onu bilemem” ifadelerini kullandı.
Yazar: revolution
\\ taglar: 28 Şubat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mesud barzani
Erdoğan, Finlandiya Başbakanı’nı böyle güldürdü
18 Nisan 2012 Çarşamba, 19:44:57
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Başbakanı Jyrki Katainen ile Başbakanlık Merkez Bina’da bir araya geldi.
İki lider görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Konuk Başbakan, ülkesinde uygulanacak ekonomik tedbilerle ilgili soruyu yanıtlarken Başbakan Erdoğan araya girdi ve Türkiye’de her fırsatta yaptığı “3 çocuk” çağrısını Finlandiya için de önerdi. Erdoğan, “Büyümeyi ters orantılı yapmamak lazım. Nüfusu azaltarak para büyütmek değil. Finlandiya’da arazi çok büyük ama nüfus çok az. Ben Türkiye’de en az üç çocuk tavsiye ediyorum” dedi. Finlandiya Başbakanı’nın ülkesinde aile başına düşen çocuk sayısının 1.8 civarında olduğunu söylemesi üzerine de Erdoğan bu sayıyı az buldu. İki lider gülerek ortalamanın ikinin üzerinde olmasının yararlı olacağı fikrinde birleşti.
SURİYE
Erdoğan, Suriye’deki gelişmelerle ilgili olarak, ”Tankların kışlalarına çekilmesi lazım. Kışlalarına çekilmediği sürece Annan Planı’nın yerine geldiğini söyleyemeyiz” dedi.
BARZANİ İLE GÖRÜŞME
Erdoğan, Irak’ın Kuzeyi’ndeki Bölgesel Yönetimin Lideri Mesud Barzani ile yarın yapacağı görüşme ile ilgili olarak, ”Birinci derecede şüphesiz ki Irak masadaki en önemli konu. Ardından bölge, şüphesiz ki görüşeceğimiz konu olacaktır. Bölgedeki son gelişmeler, burada da Suriye en önemli konu olacaktır” dedi.
TUTUKLU VEKİLLER
Erdoğan, tutuklu milletvekilleri ile ilgili TBMM’de yasal düzenleme yapılacağı yönündeki haberlerle ilgili olarak da ”Bu tutuklu milletvekilleri hangi siyasi partilere aitse önce o siyasi partilerin bir defa görüşleri nedir, hangi gündemle ortaya çıkacaklar? Bunu görmek lazım. Bu iş, bu sorun AK Parti’nin sorunu değil. Onların sorunu. Onların bunu, eğer yasal çerçeve içerisinde varsa Anayasamıza, yasalara uygun bir şey ortaya biz bazı gerçekleri koyarız. Fakat şunu hiçbir zaman unutmayın; bu seçimlere giderken birilerinin milletvekili olamayacağını bile bile veyahutta bunu şöyle arkadan dolaşmak suretiyle çözer miyiz? diye farklı yöntemleri denemek, bunların demokrasinin usulleri içerisinde yoktur. Özellikle de bir hukuk devletinin içerisinde hiç mi hiç yoktur” dedi.
Yazar: revolution
\\ taglar: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Jyrki Katainen
Suriye’nin Dostları Grubu bugün İstanbul’da toplanıyor. İşte Türkiye’nin Suriye planı…
01 Nisan 2012 Pazar, 08:15:55
Bülent AYDEMİR / HT GAZETE
- 6 ay içinde seçim olsun
- Seçime geçici hükümetle girilsin
- BM veya AGİT gözlemci olsun
- BM’ye insani yardım tasarısı sunulsun
- Ek ekonomik yaptırımlar uygulansın
- Esad’a destek verene baskı uygulansın
Suriye Halkının Dostları Grubu’nun İstanbul’da gerçekleştireceği toplantıda Türkiye’nin bugünmasaya koyacağı çözümplanları da belli oldu. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile birlikte 40 dışişleri bakanı ve 74 ülke temsilcisinin katılacağı toplantıda Türkiye; “En geç 6 ay içinde Suriye’de demokratik bir seçimyapılması, seçimin güvenliği ve özgür bir ortamda yapılabilmesi için geçici hükümet kurulması, BMveya AGİT gibi uluslararası kuruluşların seçimde gözlemci olması” önerilerinimasaya getirecek. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde İstanbul KongreMerkezi’nde gerçekleştirilecek ve Başbakan Erdoğan’ın da bir konuşma yapacağı toplantıda Türkiyemasaya şu önerileri getirecek:
KAN DURMALI: Suriye yönetimi öncelikli ve acil olarak operasyonları ve akan kanı koşulsuz bir şekilde durdurmalı. Operasyonlar devamederken, Esad ile görüşmeler devamedemez.
ACİL SEÇİM: En geç 6 ay içinde Suriye’de demokratik bir seçime gidilmeli. Seçimgüvenliği, seçimin şeffaf, özgür ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi için geçici hükümet kurulmalı. Seçime Esad yönetiminde gidilmesi yanlış olur.
ULUSLARARASI GÖZLEMCİ: BirleşmişMilletler (BM) veya Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası kuruluşlar seçimde gözlemci olmalı. Bölge ülkeleri de bu konuda destek vermeli.
ACİL İNSANİ YARDIM: Acil olarak insani yardımkoridoru açılması için BM’ye bir tasarı sunulsun. İnsani yardımkonusunda bir fon oluşturulsun. Yardımın nasıl yapılacağı, kimlere verileceği net şekilde belirlensin.
YENİ YAPTIRIMLAR: Esad’a karşı ek ekonomik yaptırımlar uygulansın. Esad rejimine destek veren ülkelere de baskı uygulansın.
MUHALİFLERE DESTEK: Suriye Ulusal Konseyi, Suriye halkının tek temsilcisi olarak tanınsın. Muhaliflere destek verilsin.
ANNAN PLANI’NA DESTEK: Tüm siyasi tutukluların ve BM tarafından kontrol edilecek bir ateşkesin sağlanmasını da öngören 6maddelik Annan Planı’na güçlü destek verilsin.
Yazar: revolution
\\ taglar: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, istanbul, Suriye Halkının Dostları Grubu
“28 Şubat’ın son izini tozlu raflara kaldırdınız”
30 Mart 2012 Cuma, 20:44:33
İlgili Haberler
4+4+4 Meclis’ten geçti
Genel Kurul’da CHP protestosu
Meclis’teki kavganın tarafları Habertürk’e konuştu
“Bu yasa çıkacak engelleyemeyeceksiniz”
Tüm ilgili haberler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 12 yıllık kademeli eğitim düzenlemesini içeren 4+4+4 teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından AK Parti Genel Merkezi’nde milletvekillerine yemek verdi. Yemeğe AK Partili vekiller tam kadro katıldı. 4+4+4 düzenlemesinin görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’ndaki oturumları yöneten TBMM Başkanvekili, gazetecilerin soruları üzerine, “Zorlu bir maraton oldu ama değdi. Milletimizin beklediği ve istediği bir düzenlemeydi. Devlet ve milletin barışmasına yönelik bir düzenleme” değerlendirmesini yaptı.
Başbakan Erdoğan, TBMM’de kabul edilen 4+4+4 yasa teklifi için milletvekillerine hitaben “28 Şubat’ın son izini tozlu raflara kaldırdınız” dedi.
“Baskıyla gelen düzen demokratik yolla düzeltildi” diyen Erdoğan, polisin protesto gösterilerine müdahalesi ile ilgili olarak da “Polis su sıktı, ne sıksaydı?” dedi.
CHP’nin “darbe çığırtkanlığı yapmaktan yılmadığını” kaydeden Erdoğan, BDP için de “Millet iradesinin engellenmeyeceğini gördüler” değerlendirmesinde bulundu.
Kur’an-ı Kerim’in seçmeli ders olmasıyla ilgili Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerini de yanıtlayan Erdoğan, “En ala din bezirganı CHP’dir. Kemal Efendi torununu cebren seçmeli derse gönderme” dedi.
Yazar: revolution
\\ taglar: 4+4+4, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kılıçdaroğlu
|
Son Yorumlar