May 03

Billboard Müzik Ödülleri adaylıkları açıklandı.

2011 yıl 6 Grammy Ödüllü alarak törene damgasını vuran İngiliz Şarkıcı Adele 18 adaylıkla yine zirvede.  Adele’in gecede özel bir performans sergileyeceği söyleniyor. 

Party Rock Anthem ve Sexy and I Know It şarkıları ile büyük çıkış yapan LMFAO ise 17 adaylığı bulunuyor. Barbadoslu şarkıcı Rihanna’nın 13 kategoride adaylığı var. Lady Gaga ve Lil Wayne’ın ise 10 adaylığı bulunuyor. Gecede performans sergileyecek kesin isimler Justin Bieber, Carrie Underwood, LMFAO ve The Wanted. 2012 Bilboard Müzik Ödülleri 20 Mayıs Pazar günü sahiplerini bulacak.

En İyi Sanatçı: Adele, Lady GaGa, Lil Wayne, Katy Perry, Rihanna
En İyi Yeni Sanatçı: Bad Meets Evil, Big Sean, Foster The People, Scotty McCreery Wiz Khalifa
En İyi Erkek Sanatçı: Justin Bieber, Chris Brown, Drake, Lil Wayne, Bruno Mars
En İyi Kadın Sanatçı: Adele, Lady Gaga, Nicki Minaj, Katy Perry, Rihanna
En İyi GRUP : Black Eyed Peas, Coldplay, Lady Antebellum, LMFAO, Maroon 5

Billboard Top 200 Sanatçı: Adele, Justin Bieber, Michael Buble, Lady GaGa, Lil Wayne
Top Hot 100 Sanatçı: Adele, LMFAO, Bruno Mars, Katy Perry, Rihanna
En İyi Dijital Şarkıcı: Adele, LMFAO, Bruno Mars, Katy Perry, Rihanna
En İyi Radio Radyo Şarkıcısı: Adele, Katy Perry, Bruno Mars, Nicki Minaj, Rihanna
En Touring Sanatçı: Bon Jovi, Taylor Swift, Take That, U2, Roger Waters
En Sosyal Sanatçı: Justin Bieber, Eminem, Lady Gaga, Rihanna, Shakira
En Akış Sanatçı: Lil Wayne, LMFAO, Nicki Minaj, Bruno Mars, Rihanna
En Digital Media Artisi: Adele, Justin Bieber, Lady GaGa, Lil Wayne, Rihanna
En İyi Pop Sanatçısı: Adele, Lady Gaga, LMFAO, Katy Perry, Rihanna
En İyi R & B Sanatçısı: Beyonce, Chris Brown, Cee Lo Green, Miguel, Rihanna
En İyi Rap Sanatçısı: Drake, Lil Wayne, LMFAO, Nicki Minaj, Wiz Khalifa
En İyi Ülke Sanatçısı: Jason Aldean, Zac Brown Band, Lady Antebellum, Blake Shelton, Taylor Swift
En İyi Rock Sanatçısı: The Black Keys, Coldplay, Foster The People, Foo Fighters, Mumford & Sons

En İyi Alternatif Sanatçı: The Black Keys, Coldplay Foster The People, Foo Fighters, Mumford & Sons
En İyi Latin Şarkıcı: Mana, Pitbull, Prens Royce, Romeo Santos, Shakira
En İyi Dans Sanatçısı: David Guetta, Lady Gaga, LMFAO, Rihanna, Britney Spears
Top Christian Sanatçı: Casting Crowns, MercyMe, Skillet, Laura Story, Chris Tomlin

 

Yazar: Pearly \\ taglar: , , ,

Nis 14

Tiyatrokare’nin ‘Onca Yoksulluk Varken’ adlı oyununda; hayatının merkezine sevgiyi koyan eski bir fahişeyi canlandıran Rüçhan Çalışkur, “Artık sevgiler değişti. İnsanların gözbebeklerinde banknotlar var” diyor

Edip Cansever, çok sevdiğim şiirlerinden birinde “Ne gelir elimizden insan olmaktan başka” der. Maalesef günümüzde insan olmak elimizden gelmeyenler listesinin zirvesinde! Ayrımcılık, ötekileştirme, kin, nefret, öfke, kıskançlık, hainlik, şiddet gibi duyguların kölesi haline gelen insanlık, insanlıktan çıkmış durumda. Tiyatrokare’nin Emile Ajar’ın Goncourt ödüllü romanından sahneye uyarladığı ‘Onca Yoksulluk Varken’ adlı oyunu; Momo adındaki Müslüman bir çocukla, kendisine bakan Madam Rosa adlı eski bir Yahudi fahişenin öykü sü üzerinden; seyirciye insanlığı, dostluğu, sevgiyi hatırlatıyor.
Nedim Saban’ın yönettiği oyunda Madam Rosa’yı Rüçhan Çalışkurcanlandırıyor. Bu söyleşi için bir araya geldiğimizde dikkatimi ilk çe ken yıldız yıldız gözleri oldu. Ne güzel bir kalbi olduğunu kanıtlayan ve karşısındakine “Hep böyle insanlarla karşılaşsam” diye dilek tutturan… İşte hiç bitmesin istediğim söyleşimizden notlar…

‘BENİM VİCDANIM RAHAT!’ ■ Son sinema filminiz ‘Zenne’de dindar geçinirken kendi evladını bile ötekileştiren bir anne müsveddesini canlandırıyordunuz.  Oyundaysa dünyanın en anaç fahişesini… Anne olmak için kan bağı yetmiyor değil mi? Asla! ‘Zenne’yi izledikten sonra bana “Seni öldürebilirim” diyenler oldu. Benim için çok zor bir karakterdi, normalde yüzüne tüküreceğim bir kadını oynadım. Cahil cüretine sahip, gay olduğu duyulmasın diye oğlunun canına kıymak isteyen bir anne müsveddesi! Güya dindar ama dini yanlış yorumluyor en yakınına bile hainlik ediyor. Sırf insanlar bu gerçekle yözleşsinler diye oynadım filmde. Oyundaki Madam Rosa’ysa eski bir fahişe ama özünde bir melek… Sevgiyi biliyor, yaşadıklarından gerekli dersleri almış, her dilden, her dinden, her cinsiyetten çocuğu eğitiyor. ■ Fahişe lafını hak etmeyenler için kullanınıyoruz maalesef… Ben o sözü ruhları fahişe olanlar için kullanıyorum, meslek olarak yapanlar için değil. ‘Zenne’deki güya namuslu annede olmayan bir sahiplenme var fahişe Madam Rosa’da. Hiçbir ayrım gözetmeden sevmeyi biliyor. Bu yüzden ben de Rosa’yı çok seviyorum. Oyunda insanlığa dair ciddi mesajlar veriyoruz. Özellikle gençler oyunu izlemeli. Sanatın topluma sahip çıkması, farkındalık yaratması şart! ■ Keşke herkes sizin kadar duyarlı olsa bu konuda. Cahillikten beslenenler de var… Evet, bazı insanların hoşuna gidiyor cahillik. Farkındalığın yüksekse, hâlâ yanabilen bir kalbin varsa hayat yerden yere vuruyor seni. Ben bu durumdayım. Cahil-lerse hiçbir şeyin farkında değiller. Neticede hepimizin gittiği nokta aynı, oradan başka bir yere gidemeyeceğiz. Bunu düşünürsek, yaşamı nasıl en düzgün hale getirebileceğimizi de sorgulamaya başlarız belki. Ben çevremde olanlar yüzünden acı çekiyorum ama razıyım buna! Çünkü bunlarla var oluyorum. Öldükten sonra “Bir Rüçhan Çalışkur vardı, şunları şunları anlatmaya çalıştı” deseler yeter bana. Maalesef düzen ve para kazanma hırsı yanlış noktalara sürükledi bizi.
■ Sadece maddi değil manevi alanda da doyumsuzluklar içindeyiz. Sevgi paraya dönüştü. Ben artık insanların gözbebeklerinde banknotlar görüyorum. Aslında çok duygusal bir toplumuz biz. Benim çocukluğumda çok güzel ilişkiler vardı ama şimdi ne hale geldik. Bu, çok canımı yakıyor. Elimden geldiğince bununla mücadele ediyorum. Geceleri vicdanım rahat uyuyorum bu sayede.
‘Öfkemi sanatla ortaya koyuyorum’ ■ ‘Onca Yoksulluk Varken’in dekorundaki duvarda yazılı olan barış, eşitlik, özgürlük gibi sözcüklere bakarken; “Bu sözcükler artık sadece sözlükte mevcut” diye hayıflandım… Ne acı öyle değil mi? Bir dönem hayatımızda mevcuttu bu sözcükler ama artık her şeyden korkar olduk. Hayal etmekten bile korkuyor insanlar! Giderek hayaletleşiyoruz, yaratıklar halinde dolaşıyoruz. Oyunda da dendiği gibi; “Doğada kral olmak hayatta kral olmak kadar kolay değil.” Doğa da dahil iyi olan her şeyi bozuyoruz. Çok sinirleniyorum bu durumlara ve öfkemi sanatla ortaya koyuyorum. Sanat bir toplumun vicdanıdır. Her şeyi affediyorum da, bir sanatçının etrafında olup bitenleri görmemesini affedemiyorum. Böylelerine sanatçı diyemiyorum. Çevremdeki duyarsızlığı kabullenemiyorum.

 

 

AA

 

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 13

“Şehir Tiyatrosunu belediye bürokratlarına teslim edecekler. Yönetmeliği kabul etmiyoruz”

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçıları, İstanbul Şişli’deki Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde toplanarak yönetmelik değişikliğini protesto etti. Bu değişiklikle Şehir Tiyatrosu yönetiminin belediye bürokratlarına geçeceğini söyleyen sanatçılar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a dilekçe göndererek yeni yönetmeliği imzalamamasını istediler.
Aralarında tanınmış oyuncular Mustafa Alabora, Mehmet Ali Alabora, Orhan Alkaya ve Özge Özder’in de bulunduğu yaklaşık 300 kişilik grup adına basın açıklamasını okuyan tiyatro sanatçısı Aslı Öngören, bir süredir Şehir Tiyatrolarının haksız saldırılarına maruz kaldığını dile getirerek, “Bu saldırıların nedeni artık açıkça anlaşıldı. Amaç 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen Şehir Tiyatromuzun, tüm sanatsal işleyişini, belediye bürokratlarına teslim edilmesiymiş. Yeni yönetmeliğe göre artık Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan resmen çıkarılarak, basit bir şube müdürlüğüne dönüştürülecekmiş. Bu yönetmeliği kabul etmiyoruz” dedi.
“Biz sanattan onlar belediyeden anlar” Ünlü oyuncu Mustafa Alabora da “Eğer yönetmelik geçerse belediye bürokratları Şehir Tiyatrosuna direkt müdahale edecekler. Bu da sanatın bağımsızlığını, özgürlüğünü yok eden bir şey. Sayın Kadir Topbaş’ın bunu imzalamayacağı kanısındayım. İmzalarsa kendine ve mesleğine ihanet etmiş olur. Bu yönetmelik direkt olarak buradaki oyun seçimine, oyuncuların seçimine yönetmenlerin hangi oyunu koymalarına belediye bürokratları karar verecek. Kimseyi küçümsemek istemem ama ben de belediyeden anlamam. Biz sanattan anlarız onlar da belediyeden anlar” diye konuştu. Tiyatro ve dizi oyuncusu Özge Özder, “Bir sanat kurulunu belediyeden, sanatın dışında olan insanların yönetmek istemesi, repertuarı belirlemek istemesi ‘el konuyor’ anlamına geliyor” dedi.

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 12

Ian Fleming’in süper ajanı James Bond’un ilk macerasının yayımlanmasının 60. yıl dönümü dolayısıyla yeni bir Bond kitabı yazılacak

 

BBC’nin  haberine göre Booker ödülleri adayı İngiliz yazar William Boyd’un  kaleme alacağı, ismi henüz belirlenmeyen kitap gelecek yıl yayımlanacak.
“Casino  Royale”in 1953′te piyasaya çıkmasının 60. yıl dönümü dolayısıyla  Boyd’un yazacağı kitapta bu kez hikaye 1960′lı yılların sonlarında  geçecek.
Boyd, Ian Fleming vakfının son yıllarda James BondBond kitabı  yazdırdığı üçüncü yazar olacak. Boyd’dan önce Amerikan gerilim  romanlarının yazarı Jeffery Deaver 2011 yılında “Carte Blanche”ı,  2008′de de Sebastian Faulks “Devil May Care”ı kaleme almıştı.
Bu arada ikisi kısa hikayelerden oluşan 14 Bond kitabı bu yaz yeniden piyasaya çıkacak.

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 10

Ünlü senarist ve oyuncu Meral Okay bu sabah evinde hayatını kaybetti
09 Nisan 2012 Pazartesi, 09:37:07
İlgili Foto Galeri Meral Okay hayatını kaybettiGaleriye gitmek için tıklayınızİlgili Video Meral Okay hayatını kaybetti
Ünlü senarist ve oyuncu Meral Okay bu sabah evinde hayatını kaybetti Video gitmek için tıklayınızAkciğer kanseri tedavisi gören senarist ve oyuncu Meral Okay (53), vefat etti.

Galeri için tıklayınız…

Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören Meral Okay’ın, bu sabah saatlerinde evinde hayatını kaybettiği belirtildi.

Video için tıklayınız…

Meral Okay, 20 Eylül 1959 tarihinde Ankara’da doğdu. Beş yıl devlet memurluğu yapan Okay, bu süreçte Toprak Mahsülleri Ofisi’nin Dünya Bankası projelerinde ve TBMM’nin Atatürk’ün 100. yaşı kutlamaları çerçevesinde kurulan bir komisyonunda yer aldı.

Okay, 1984 yılında sinema ve tiyatro oyuncusu Yaman Okay’la evlendi. Yaman Okay, henüz 41 yaşındayken kanserden yaşamını yitirdi.

İstanbul’a taşınarak Günaydın Gazetesi’nde çalışmaya başlayan Meral Okay, dergicilik, yayıncılık, yapımcılık, Sezen Aksu ile sahne çalışmaları yaptı, şarkı sözleri yazdı.

”İkinci Bahar” dizisiyle ünlenen Meral Okay, bir filmde yapımcılık denemesinde de bulundu.

Meral Okay, ”Muhteşem Yüzyıl” dizisinin senaristliğini yapıyordu.

OKAY’IN AYAKKABILARI KAPIYA KONDU
Hayatını kaybeden ünlü senarist ve oyuncu Meral Okay’ın cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda bulunan gasilhaneye götürüldü. Sanatçının akrabaları, Okay’ın ayakkabılarını adet olduğu üzere evin kapısına koydu.

Kanser tedavisi gören ünlü senarist ve oyuncu Meral Okay, bu sabah saatlerinde Baltalimanı İhsanpaşa Yalısı’nda hayatını kaybetti. Okay’ın ölüm haberini alan sanatçı dostları ve aile yakınları, İhsanpaşa Yalısı’na akın etti. Oktay Kaynarca ve Halit Ergenç’in ardından gazeteci Reha Muhtar ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de sanatçının evine gelerek taziyede bulundu.

TARİHİMİZLE BULUŞTURDU

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Değerli düşünür, değerli yazar zaman zaman bizi ağlattı, güldürdü zaman zaman da bizi tarihle buluşturdu. Meral Okay hanımefendiyi hakkın rahmetine tevcih ettik. Evinden uğurladık. Allah rahmet eylesin, taksiratını affetsin. Önemli bir sanatçıydı, değerli bir düşünürdü. Son yıllarda yaptığı aktivitelerle çok önemli noktalara sürükledi bizi. Tarihimizle buluşturdu. Yarın öğle namazıyla birlikte Bebek Camii’nden kendisini Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedeceğiz. Allah rahmet eylesin” dedi.

BU TANRININ BİR TESADÜFÜ OLSA GEREK

Gazeteci Reha Muhtar ise, şunları söyledi:

“O kuşak çok badireler atlatmış bir kuşaktır. Önce 80 öncesinde öldürüldü o kuşak cinayetlerle. Sonra darbelerde işkencelere tabii oldu. Biz aynı yıl doğmuştuk Meral ile o da Ankaralı’ydı ben de öyle. Darbelerden, işkencelerden, ölümlerden sonra herkes kendisine kalanlar bir meslek sahibi olmaya çalıştılar.

O mesleklerini en iyi şekilde yapmaya çalıştılar. Meral de senarist oldu ve en güzel senaryoları yazdı. Tam 12 Eylül’ün yargılandığı günlerde o kuşağın ayakta kalan en önemli temsilcilerinden birini de kaybettik. Bu tanrının bir tesadüfü olsa gerek. Elbetteki o süreç yargılanmalıdır. Ama ben arkadaşım adına şunu söylemek istiyorum 78 kuşağı çok üzüntüler yaşadı. O kuşak darbeler yargılanırken darbelerin mümesilleriyle o darbelere neden olan müsebbiblerle beraber mağdur olmak istemezdi Meral. Onlarla birlikte mağdur olmak istemiyoruz” diye konuştu.

BAKAN GÜNAY’DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, senarist ve oyuncu Meral Okay’ın vefatından derin bir üzüntü duyduğunu ifade etti.

Günay, Okay’ın vefatı dolayısıyla yayımladığı mesajında, ”Uzun süredir tedavi gören değerli sanatçımızın hayat dolu ışıl ışıl gözlerinin ebediyen kapanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır” ifadelerini kullandı.

DSP GENEL BAŞKANI TÜRKER VEFAT MESAJI YAYIMLADI

DSP Genel Başkanı Masum Türker, senarist ve oyuncu Meral Okay’ın vefatı dolayısıyla mesaj yayımladı. Türker, mesajında Meral Okay’ı unutmayacaklarını belirterek, “Türk insanının kalbinde önemli bir yer edinmiş ünlü senarist ve oyuncu Meral Okay’ı kaybetmiş bulunmaktan büyük üzüntü duyduk. Okay’a rahmet, ailesine, sanat camiasına ve sevenlerine başsağlığı, sabır diliyorum” ifadesini kullandı.

KILIÇDAROĞLU: ÖLÜMÜNDEN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaşamını yitiren senarist ve oyuncu Meral Okay’a rahmet, ailesiyle sinema, sanat ve televizyon dünyasına başsağlığı diledi.

Kılıçdaroğlu, Okay’ın ölümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, ”İzlenme rekorları kıran birçok televizyon dizisinin senaryosunu yazan Meral Okay’ın evinde yaşama gözlerini yumduğunu öğrendim. Ölümünden büyük üzüntü duyduğum Meral Okay’a rahmet, Okay ailesiyle sinema, sanat ve televizyon dünyasına başsağlığı diliyorum” ifadesini kullandı.

“YAMAN ABİYE KAVUŞTU”

Meral Okay’ın Baltalimanı’ndaki evine sanatçıların ziyareti de sürüyor. Evden ayrılan oyuncu Ozan Güven, “Yaman abiye kavuştu, Allah rahmet etsin.” dedi.

BURAK ÖZÇİVİT
Meral ablanın haberi çok üzdü… Rolümü anlattığı an gözümün önünden gitmiyor… İnanasi gelmiyor insanin, mekanin cennet olsun…

CENAZESİ GASİLHANEDE
Okay’ın cenazesi Şişli Belediyesi’ne ait bir cenaze aracıyla Zincirlikuyu Mezarlığı’nda bulunan gasilhaneye götürüldü. Cenazenin evden çıkışı sırasında sanatçının yakınları ve sevenleri gözyaşlarına boğuldu. Bu arada, Okay’ın tedavi için evinde kullandığı bazı cihazlar da sağlık ekipleri tarafından alındı.

VASİYETİ: YAKILMAK İSTİYORUM
Meral Okay, Göksu Göksel’e verdiği bir röportajda vasiyetini açıklamıştı. İşte röportajdaki o bölüm:

Şöyle çıkıp sokaklarda hiçbir amaç olmadan dolaştığınız oluyor mu? Öylesine?
Onu sokakta yapmam da ben denizde yaparım. Suda olmak beni çok mutlu eder. Bir teknenin kıçında uyuyup uyanmak, kulağımda sevdiğim müziği dinleyerek gökyüzüne bakarak, yıldızların kayışını takip ederek uykuya dalmak, gözünü yarı açarak kendini suya atmak.

Aykırı yanlarınız var, öldüğünüzde yakılmak istemeniz gibi mesela…

E çünkü suya karışmak istiyorum da ondan.

Suyu o kadar çok seviyorsunuz?

Çok. Yani küllerimi üç parti halinde nereye savuracaklarını da yakınlarımdan bir iki kişi biliyor. Bir kısmı şu koya, bir kısmı da şuraya gibi…

Yazar: revolution \\ taglar: , , , , , , , , ,

Nis 06

Mungan: Yazdıklarım, umarım beni bugünlere getiren, elimden tutan okurlarımın elinden tutmuştur

Yazar Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için her yıl bir şair ya da yazara verilen ”Erdal Öz Edebiyat Ödülü”, bu yıl Murathan Mungan’a takdim edildi.

Can Yayınları’nın katkılarıyla Pera Müzesi’nde düzenlenen ödül törenine çok sayıda davetli katıldı.

Törende ödülü takdim edilen Mungan, ödülleri, ödülün adı, daha önce kimlere verildiği ve seçici kurulunda kimlerin olduğunun anlamlandırdığını ifade ederek, bu ödüle layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

”Yazdıklarım, umarım beni bugünlere getiren, elimden tutan okurlarımın elinden tutmuştur” diyen Mungan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Yazar Öz ile tanışmam 1973 yılında oldu. Kızılay’da bir banka şubesinde çalıştığım sırada Erdal Öz orada bir kitabevi işletiyordu. Öğle tatillerinde büyük bir tutkuyla kitabevine gidiyordum. Öz ile kitaplar hakkında konuşmak benim için büyük zevkti. Birçok insan kitap yazabilir, edebiyatla ilgilenebilir, fakat edebiyat tutkunu olmak ne yazık ki çok fazla gördüğümüz bir özellik değil. Ben her zaman edebiyata aşkla, sevgiyle bağlı insanlara ayrı bir saygı duymuşumdur.”

Mungan, Erdal Öz anısına bu ödülü almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Enis Batur, Semih Gümüş, Feride Çiçekoğlu, Turgay Fişekçi, Kaya Genç, Nüket Esen ve Can Yayınları adına Zeynep Çağlıyor’dan oluşan Seçici Kurul’un, bu yıl 5′inci kez verilen ödülün, ”30 seneyi aşkın süredir tiyatro, şiir, öykü, roman ve deneme alanlarında gösterdiği yaratıcılık, yenilikçilik ve yetkinliği” dolayısıyla Murathan Mungan’a verilmesini kararlaştırdığı belirtildi.

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar: