Nis 29
Giresunlu Türk kardeşler tarafından geliştirilen “Crysis 2” isimli oyun Alman meclisini karıştırdı

Giresunlu Türk kardeşler tarafından geliştirilen “Crysis 2” isimli oyun, Alman Bilgisayar Oyunları Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Ancak ödül Alman meclisinde bile tartışma konusu oldu.

Türk kardeşlerin oyunu Alman siyasetini gerdi Almanya’da her yıl Alman meclisinin Kültür komisyonu desteğiyle dağıtılan oyun ödüllerine bu yıl bir Türk oyunu layık görüldü. 50 bin euro değerindeki ödülün jürisinde, Alman bilgisayar oyunları sektörünün temsilcilerinden Alman İnteraktif Eğlence Yazılımı Üreticileri Birliği (BIU) ve Alman Bilgisayar Oyunu Üreticileri Birliği’nin (GAME) yanı sıra Kültür Bakanlığı’nın temsilcileri de bulunuyordu. Sonunda jürinin 3’te ikisinin oyunu alan Türk oyunu ödülü aldı. Frankfurt merkezli Crytek’in imzasını taşıyan “Crysis 2”ye verilen ödülün gerekçesinde, “Oyunun çok yönüyle oyunseverlerin yanı sıra uzmanların da takdirini kazandığı” belirtildi. Ancak dev oyun firması Electronic Arts tarafından dağıtımı yapılan “Crysis 2”ye verilen 50 bin euro değerindeki ödül, Alman siyasetçileri arasında tartışmaya neden oldu.

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 27
Meclis itirazlara rağmen elektronik saldırılara karşı yasaya onay verdi

ABD’de Temsilciler Meclisi, Obama yönetiminin itirazlarına rağmen, ülkenin kritik öneme sahip alt yapısını ve özel şirketleri hedef alan elektronik saldırıların sonlandırılmasına yardım etme amacı taşıyan siber güvenlik yasasını onayladı.
Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi, Siber İstihbarat Paylaşımı ve Koruması Yasası’nı 168′e karşı 248 evet oyuyla kabul etti.
Yasa, federal hükümet ve şirketleri, siber suçluların, yabancı hükümetlerin ve teröristlerin elektronik saldırılarını önlemek için internette toplanan bilgiyi paylaşmaya teşvik edecek.
Başkan Barack Obama liderliğindeki ABD yönetimi, İç Güvenlik Bakanlığı’na, güvenlik standartları oluşturma yetkisi ve iç siber güvenliği izlemede öncelikli rol verecek Senato önlemini tercih edeceğini bildirerek, söz konusu yasayı veto edeceği tehdidinde bulunmuştu.

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 23
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bilişim sektörüne yönelik Ar-Ge projelerine 3 milyon liraya kadar destek verileceğini açıkladı.

Ar-Ge projelerine verilecek destekle ilgili yönetmeliğe son şeklinin verildiğini bildiren Yıldırım, ”Ar-Ge desteği, 100 bin ile 3 milyon lira arasında değişecek. Böylece genç girişimcilerin önü açılmış olacak. Mümkün olduğu kadar çok girişimcinin veya kurumun yararlanmasını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Yıldırım, son 15 yılda internette büyük bir gelişme yaşandığına dikkati çekerek, gelişmede Ar-Ge desteklerinin çok önemli rol oynadığını söyledi.
Eskiden anne, baba ve çocuktan oluşan çekirdek ailenin yeni üyesinin internet olduğunu ifade eden Yıldırım, bilişimin gelişmesiyle birlikte, yeni kültür, yeni anlayış ve yeni iş alanları oluşmaya başladığını belirtti. Bilişim sektöründeki yatırımın yeni istihdam alanı oluşturduğunu kaydeden Yıldırım, ”Böylesine stratejik öneme sahip olan bilişim sektörünün desteklenmesi gerekiyor” dedi.
3 MİLYON LİRAYA KADAR DESTEK Bilişim sektörünün son 10 yıl içinde lokomotif sektör haline geldiğini, sektör cirosunun sürekli büyüdüğünü anımsatan Yıldırım, cirosu 34 milyar doları aşan bilişim sektörünün desteklendiğinde ise büyümesinin çok daha hızlı olacağını bildirdi. Bilişim sektöründe Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek için yeni bir yönetmelik hazırladıklarını kaydeden Yıldırım, yönetmeliğin içeriği ve hedefleriyle ilgili şöyle konuştu:
”Yönetmeliğin şekli şemalı belli oldu. Son düzenlemeler yapıldıktan sonra yakında yürürlüğe girecek. Kurumsal ve kişisel düzeyde projeler desteklenecek. Ar-Ge desteği, 100 bin ile 3 milyon lira arasında değişecek. Böylece genç girişimcilerin önü açılmış olacak. Mümkün olduğu kadar çok girişimcinin veya kurumun yararlanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Bugün, dünyada bilişim sektöründe adını duyuran ülkelere bakıldığında, girişimciye iki tane önemli imkan tanındığını görüyoruz. Birincisi özgürlük ve alabildiğine hayal kurabilme imkanı tanınıyor. İkincisi ise maddi destek sağlanıyor. Yeni ve farklı bir şey üretecek olana devletin bütün kapıları ardına kadar açılıyor. Türkiye’de de bu imkanı tanımak mecburiyetindeyiz. Gençlerimiz, çok zeki ve üretken. Onlara biraz imkan verildiğinde, hayal edemeyeceğimiz kadar büyük işler başaracaklarına inancım tam.”
”HAVACILIK PROJELERİNE 2 MİLYON LİRA” Bakan Yıldırım, uzay ve havacılık sektörü başta olmak üzere, elektronik haberleşme alanındaki kişisel veya kurumsal düzeydeki girişimcilere, projelerinin yüzde 50′sinden yüzde 100′üne kadar Ar-Ge desteği sağlanabileceğini bildirdi. Elektronik haberleşme alanında destek kararı alınan projelere 1 milyon lira verilebileceğini belirten Yıldırım, havacılık ve uzay alanında destek kararı alınan projelere ise 2 milyon lira düzeyinde destek sağlayabileceklerini ifade etti.
”ORTA VADEDE 7-8 MİLYAR LİRALIK DESTEK” Bilişim sektöründeki Ar-Ge faaliyetlerine orta vadede toplam 7-8 milyar lira kaynak aktarmayı planladıklarını açıklayan Yıldırım, ”100 projeden 10 tanesinden iş çıksa memleketimiz çok kazanır. Biz kaybettiklerimizi değil, kazandıklarımıza bakacağız. Bilişim sektörü dışında hiçbir sektörde, sermayesiz veya çok küçük sermayelerle, milyon dolarlar kazanılmaz. Bilişim sektöründe ise bunu yapmak mümkün. Dünyada bunun yüzlerce örneği var” dedi.
Bakan Yıldırım dünyada 2,5 milyar kişinin internet kullandığını, sektör büyüklüğünün ise 2,3 trilyon avroyu bulduğunu hatırlatarak, ”Türkiye’de sektör büyüklüğü 34-35 milyar dolar seviyesinde. Yapılan projeksiyonlara göre, 2016 yılında 3 milyarı aşkın kullanıcı ve 4,2 trilyon avroluk ekonomik hacme ulaşılmış olacak. Böylesine aktif ve hızlı büyüyen bir sektöre karşı duyarsız kalamayız. Bu nedenle genç girişimciler başta olmak üzere, sektörde faaliyet gösteren kişi ve kurumların, dünyadaki rakipleriyle rekabet edebilme ve büyüme hedeflerini daha da büyütebilmeleri için teşvik edilecekler ve desteklenecekler” diye konuştu.

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 20
TTNET konutlar için sabit telefon hizmetine başladı

“TTNET Alo” paketleri ile ayda sadece 9 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla konutlar için sabit telefon hizmeti sunmaya iyor.erek müşterilerinin hayatını kolaylaştırıyor.
“TTNET Alo” ile ayda 9 TL’den başlayan avantajlı paket fiyatlarıyla evde kullanıma yönelik sabit telefon hizmeti alan kullanıcılar, şehir içi, şehirler arası, GSM ve uluslararası her yöne aramalarını avantajlı tarifelerle gerçekleştirebiliyorlar.
Bireysel müşterilere TTNET ADSL ve TTNET FİBERNET hizmetleriyle birlikte sunulan “TTNET Alo” için ek bir telefon hattı veya cihaza gerek kalmıyor, mevcut telefon hattı kullanılabiliyor.
TTNET Alo hizmetinde; TTNET Alo 100, TTNET Alo 250, TTNET Alo 500, TTNET Alo 1000 ve TTNET Alo Limitsiz olmak üzere beş ayrı paket sunuluyor.
TTNET Alo paketlerinin satışı, TTNET bayileri ve Türk Telekom ofislerinden yapılıyor.

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 15
20 milyar dolar bütçeli Fatih Projesi’nde ilginç bir gelişme yaşandı

Eğitimde FATİH projesi olarak adlandırılan ‘Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi’ çerçevesinde okullara dağıtılan tabletlerin şifreleri öğrenciler tarafından kırıldı. Projenin içinde bulunan bürokratlar bu durumdan memnun; bu girişimleri yerli Bill Gates ve Steve Jobs’ların doğması için umut olarak görüyorlar. TÜBİTAK tabletler için yeni yazılım geliştirdi.
GÜVENLİK DUVARI AŞILDI Bugün gazetesinin haberine göre; şubat ayında pilot olarak 52 okulda dağıtılan tabletlerin yazılımı, TÜBİTAK koordinatörlüğünde Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Dairesi tarafından üretildi. Her tabletin bir kimlik numarası var. Bu sayede çok kolay bir şekilde takip edilebiliyor. Hangi bilgisayarların şifrelerinin kırıldığı da görülebiliyor. Güvenlik duvarının konulmasındaki amaç, öğrencilerin okul dışında internete bağlanmasını engellemekti. Böylece, birtakım zararlı sitelere girişe mani olunacaktı. Yazılıma göre, güvenlik duvarını aşmanın üç yöntemi vardı. Bunun iki tanesini bulmayı başaran gençler, her yerden internete bağlanabilmenin önünü açtı. Şifrenin ilk olarak İstanbul’daki bir okuldan kırıldığı tespit edildi. Şifreyi kıran gençler, yöntemi diğer arkadaşlarıyla da paylaşınca şifre hızla yayıldı. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı tabletlerin sadece dersler için kullanılması amacıyla tedbir aldı ve TÜBİTAK koordinesinde yeni yazılımlar geliştirdi ve tabletlere yerleştirildi.
YAZILIM İHRAÇ EDECEĞİZ Şifrelerin kırılmasının ardından daha sağlam ve daha güvenlikli yazılımlar geliştirileceği konusunda Ar-Ge faaliyetleri sıkılaştırılıyor. Türkiye’nin, bu sistemi oturtması halinde, eğitimde benzer projeler geliştirecek diğer ülkelere yazılım ihraç etmeyi hedeflediği belirtiliyor. Bunun yolunun da bu tür ‘saldırılardan’ geçtiği ifade edildi.
BAKANLIK MEMNUN Öğrencilerin şifreyi kırması FATİH Projesi’nin içinde bulunan bürokratlarca olumlu karşılandı. Bakanlık ve TÜBİTAK yetkilileri öğrencilerin bu girişimleri yerli Bill Gates ve Steve Jobs’ların doğması için umut olduğunu söyledi. Yetkililer, “Bu beklenen bir gelişmeydi. Sonuçta henüz pilot bir uygulama. Açıkları tespit edip ona göre güvenlik seviyesini artıracağız” açıklamasında bulundu. Bazı öğrencilerin tabletleri satmaya başladığı yönünde iddialar da gündeme geliyor. Ancak yetkililer kişiye özel veriler kimlik numaraları nedeniyle, tabletleri satın alan kişilerin kullanabilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Cep telefonlarının IMEI numarasından yakalanması gibi tabletler de aynı şekilde bulunabiliyor. Satılan bilgisayar sisteme dahil olduğu anda hemen yakalanabiliyor.

 

 

 

AA

Yazar: onurkan \\ taglar:

Nis 14
Henüz 8 ay önce “12 milyar dolar” ödediği Motorola’yı gerçekten bırakıyor mu?

Teknoloji ve iletişim dünyasında son günlerin en popüler dedikodusu Google’ın Motorola’yı satacağı yönünde. Taraflardan hiç bir açıklama gelmese de kulaktan kulağa Google’ın satış için Çinli üretim devi Huawei ile görüştüğü bilgisi yayılıyor.

Peki bu gerçek olabilir mi?

Google daha 1 sene bile olmadan 12 milyar dolar verip satın aldığı firmayı elden çıkartır mı? Ya Huawei böylesine bir büyük bir alım yapmak ister mi? Bu soruların net cevaplarını bilmiyorum ama en azından bunlara açıklık getirecek bazı gerçekleri sunabilirim.

Pek çok kişi Google, Motorola Mobility’i aldığı zaman bunun müthiş bir yatırım olduğunu düşündü. Genel kanıya göre Google’ın temel hedefi Motorola’nın sahip olduğu 18 bine yakın patenti ele geçirmekti. Lakin her şey yanında farklı bir bedelle gelir ki bu satın alma işlemi de öyle oldu. Google bu patentlere sahip olma uğruna Motorola’nın cihaz işinin de yeni sahibi oluverdi. Uzun vadede Android işletim sisteminin Ar-Ge’si için çok faydalı olacakmış gibi görünse de aslında bu satın almanın göz ardı edilen bir de sıkıntılı yönü var: Android kullanan rakip firmalar.

MÜŞTERİLERİNİN RAKİBİ OLDU Google cihaz işine girerek bir anlamda kendi müşterilerine karşı rakip konumuna düştü. Ticarette pek de hoş karşılanmayacak bu durumun Google’ın Android’i için pek de hayırlı olmayacağı ihtimali yüksek; özellikle de Microsoft, Windows mobil platformu ile eski şaşalı günlerini cep telefonlarına taşımaya çalışırken. Google’ın eski müşterisi, yeni rakibi olan firmaların Android işletim sisteminden farklı platformlara kayabilmesi olasılığı, muhtemel satış dedikodularına haklı bir zemin oluşturuyor. Bu bakımdan Google, Apple’a karşı kazandığı Android bazlı zaferi kaybetmemek uğruna, Motorola’yı elden çıkartmak isteyebilir.

KENDİ MARKASINI YARATMAYA ÇALIŞIRKEN… Bu hikâyenin bir diğer yüzü var ki o da Huawei’nin son yıllardaki stratejisi. Huawei ismi kullanıcı tarafında pek fazla duyulmasa da Çinli firma cep telefonu sektöründeki en önemli oyunculardan birisi. Bilinen hemen hemen tüm markalar için üretim yapan Çinli dev bu duruma yeni bir boyut kazandırıp, bilgisini ve üretim gücünü artık markalaşmaya taşımak istiyor. Birkaç yıldır kendi markasını yaratmak için adeta canla başla çalışan firma, çift çekirdekli işlemci kullandığı dünyanın en akıllı telefonunu ve yine dünyanın en ince telefonunu üreterek gündeme gelmeyi ve tüketicinin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Şimdi böylesine çetin bir rekabet ortamında kendi ismine yer bulmaya çalışan bir firmanın sönmüş bir yıldız olan başka bir markayı satın alması ne kadar doğru bir hamle olur tartışılır.

ESKİ YILDIZLARDAN GÜNEŞ OLUR MU? Motorola’nın bir zamanlar cep telefonu sektörünün altın çocuklarından olduğu ama artık sadece eski bir başarı hikâyesi olarak hatırlandığı aşikâr. Sektörü dominize eden Apple ve Samsung’un karşısına bu imaja sahip bir marka ile çıkmak ne kadar doğru bir strateji olur? Huawei hazır kendi ismini başarılı ürünlerle duyurmaya başlamışken ve bunun da ötesinde sektörde başarılı bir geçmişe ve tüketici için “temiz, yeni” bir isme sahipken neden Motorola ile sırtına bir kambur alsın?

GOOGLE’IN İKİLEMİ Bu tabloya bakıldığında Google açısından kısa vadede en kârlı hamlenin patentleri elinde tutup sadece Motorola Mobility’i satması olarak görülüyor; tabi almak isteyen çıkarsa. Öte yandan uzun vadede Motorola Mobility’nin Google’a iş açısından esneklik sağlayacak bir opsiyon olarak kalmasını destekleyen yatırım uzmanları da var. Bu kanaatlerine destek olarak da Google’ın açıkladığı satış sözleşmesinde yer alan “Motorola tamamen bağımsız olarak operasyonlarına devam edecektir” maddesini gösteriyorlar. Bu açıdan bakınca belki mevcut müşterilerini Android kullanmaya devam etmeleri için ikna etme ihtimali olan Google, uzun vadede de kendisine farklı strateji opsiyonları sağlayacak yatırımını koruyabilir.

Sonuçta her ne kadar dedikodu dense de ateş olmayan yerden duman çıkmaz, özellikle de iş dünyasında. Google’ın Motorola için yeni planları olduğu aşikâr. Bunların ne olduğunu ise çok kısa zamanda hep beraber göreceğiz, çünkü bu kadar çetin bir rekabetin olduğu bir sektörde hiçbir şey gizli kalmaz.

 

 

AA

 

Yazar: onurkan \\ taglar: